Gümülemek nedir, Gümülemek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: günülemek].

Dedikodu yapmak, birinin arkasından konuşmak.

Kaybolmak.

Ölmek.

Çekememek, kıskanmak.

Gümülemek tanımı, anlamı

Gümü : Bakır güğüm. Isparta ilinde, Sütçüler ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi

Gümül : Susam ve ekin demeti veya yığını.

Günülemek : Kıskanmak, çekememek, haset etmek.

Çekememek : Çekme işini yapamamak. Kıskanmak. Katlanamamak.

Kaybolmak : Yitmek. Görünür olmaktan çıkmak, görünmez olmak.

Kıskanmak : Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak. Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak. Esirgemek, çok görmek. Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, hasetlenmek, haset etmek. Yerinde olmayı istemek, imrenmek.

Konuşmak : Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

 

Kaybolma : Kaybolmak işi.

Günüleme : Günülemek işi.

Kıskanma : Kıskanmak işi, hasetlenme.

Dedikodu : Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılmış olan konuşma, kov, gıybet, kılükal.

Çekememe : Çekememek işi veya durumu.

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Kıskan : Cimri, pinti.

Kıska : Arpacık soğanı.

Ölmek : Yaşamaz olmak, hayatı sona ermek, can vermek. Değerini, geçerliğini, gücünü yitirmek, kullanılmamak. Bitki, solmak. Bazı sebeplerle çok sıkıntı veya acı çekmek.

Dedik : Kütahya kenti, Köprüören nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Çekem : Yeşil yapraklı, dikensi, ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki.

Diğer dillerde Gümrükten mal çekme anlamı nedir?

İngilizce'de Gümrükten mal çekme ne demek ? : clear through the customs