Dedik nedir, Dedik ne demek

Dedik; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Kütahya kenti, Köprüören nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Dedik ile ilgili Cümleler

  • Dediklerinden hiçbir şey anlamadım.
  • Dediklerimin hepsinde haklı olduğumu daha iyi görüyorum.
  • Ne dedik?
  • Onların dedikleri umurumuzda değil.
  • Komşularım çok dedikoducu.
  • Dedikleriniz yalan değildi.
  • Kimse senin dediklerinle ilgilenmiyor.
  • “Adamın dediği dedik, çaldığı düdüktür. Böyle olduğu için de her istediğini yapabilen toy ve şımarık bir çocuğu hatırlatır.”
  • Dediklerimiz yalan değildi.
  • Dediklerimi yapmıyorsun.
  • Dedikodu yapmayı kes.
  • Biz onu dedik.
  • Yeni transfer öğrencisi hakkındaki dedikoduyu duydun mu?
  • Bayanların ve çocukların sana ne dediklerini anlamada sorunların mı var?
  • “Munise'nin süsü günlerce Zeyniler köyüne dedikodu sermayesi olmuş.”

Dedik ile ilgili Atasözü veya Deyim

dediğim dedik, öttürdüğüm (veya çaldığım) düdük : bir insanın sözünde direndiğini anlatan bir söz.

dedikodu çıkarmak : birisi hakkında dedikodu ortaya atmak.

dedikodu sermayesi olmak : dedikodusu yapılacak duruma gelmek.

Dedik anlamı, tanımı

Dedikodulu : Dedikodusu olan

Dedikodusuz : Dedikodusu olmayan.

Dediği dedik : Her istediğini yaptıran, söylediği sözden dönmeyen (kimse).

 

Dediğim dedikçi : Her isteğini yaptıran, inatçı, iddiacı kimse.

Dedikodu : Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılmış olan konuşma, kov, gıybet, kılükal.

Dedikodu kumkuması : İşi gücü dedikodu olan kimse.

Dedikoducu : Çok dedikodu yapan, kovcu, gıybetçi, dillek.

Dedikoduculuk : Dedikoducu olma durumu, kovculuk, gıybetçilik, dilleklik.

Köprüören : Kütahya şehrinde, Köprüören Bucağı.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Kütahya : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Köprü : Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.

 

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Kent : Şehir. Site.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Dedektif oyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Dedektif oyunu ne demek ? : detective play