Gap width türkçesi Gap width nedir

  • Aralık genişliği.
  • Boşluk.
  • Boşluk genişliği.

Gap width ingilizcede ne demek, Gap width nerede nasıl kullanılır?

Gap : Yarık. Yarmak. Kırık ayrığı. Fark. Açık yer. Açıklık. Boşluk. Aralık. Geçit. Kıvrımlı yapılarda, bir kıvrımı keserek, iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki gedik koyaklara verilen ad.

Width : Belli bir boyda kumaş parçası. Gen. Geniş olma durumu. En. Bir filmin iki kenar arasında kalan, filmlerin çeşitlerine göre değişen ve filmlerin boylarını belirleyen uzunluğu. Enlilik. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Arz. Genişlik.

Gap analysis : Aralık çözümlemesi. Fark analizi. Ayrım çözümleme. Boşluk analizi.

Gap between electrodes : Ateşlik tırnakları arasındaki açıklık. Tırnak aralığı.

Gap bridging : Uzlaşmaya varma. Farklılıkları aşma. Uçurumları birleştirme.

Gap character : Aralık karakteri. Teknik nedenlerle bir bilgisayar sözcüğünde yer alan fakat veri gösterim değeri bulunmayan damga. Aralık damgası. Aralık damgası yazı işleme.

Gap depth : Boşluk derinliği.

İngilizce Gap width Türkçe anlamı, Gap width eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gap width ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Black out : Bayılmak. Sahnedeki ışıkları kapatmak. Karartma yapmak. Elektrik kesintisine neden olmak. Elektrikleri kesmek. Elektrikler kesilmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgi saklamak. Ana çevirgeç kapatılarak sahnenin tümüyle karartılması durumu. Tarayıcı demetin satır başı ya da resim başı yapması sırasında, istenmeyen imlerin ortaya çıkmasını önlemek ve eşleme imleri gibi belirli biçimdeki imleri göndermek için resim bilgisine verilen ara.

Blanker : Boş kağıt. Feshetmek. Sövmek. Silmek. Yazısız kağıt. İfadesiz. Çıkarmak. Şaşırmış. Boş yer.

Abysses : Derinlik. Abis. Tamu. Dipsiz gibi görünen yer. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Cehennem. Uçurum.

Caverns : Geniş yeraltı açıklığı. Oyuk. Patolojik doku boşluğu. Büyük ve derin mağara. Kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar. İn. Mağara. Kavern. Büyük mağara.

Cavitation : Kavitasyon. Kabarcık. Boşlama. Çukurlaşma. Boşluk oluşumu. Kovuklanma. Oyuk. Oyma.

Blankness : Anlamsızlık. Şaşkınlık. İfadesizlik.

Blanking : Kesme. Kalıpla kesme. Silmek. Tıkama. Silme. Taslaklama delme. Karartma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çıkarmak.

Aperture : Açık. Aralık. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göz. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Açıt. Işık düzengeci açıklığı. Açıklık. Gedik.

Abyss : Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Hufre. Cehennem. Abis. Uçurum. Dipsiz gibi görünen yer. Tamu. Dibi olmayan çukur. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı.

Cavern : Kavern. Geniş yeraltı açıklığı. Mağara. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Büyük mağara. Patolojik doku boşluğu. Oyuk. Büyük ve derin mağara. Kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar.

Gap width synonyms : blank, area, caverning, abysm, abysms, blankest.