Gavelete gosası nedir, Gavelete gosası ne demek

Teknik terim anlamı:

Dabaklıkta manda, sığır derilerini kazımakta kullanılan araç. (Yalvaç Isparta).

Gavelete gosası kısaca anlamı, tanımı

Gave : Kahve. Kahve (bk. kâve). Kahve, karşılığı gayfe. Kahve (Güllüce köyü)

Gavelete : Dabaklıkta üzerinde deri kazınan kütük. (Yalvaç Isparta).

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Kazımak : Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.

Kazıma : Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.

Yalvaç : Peygamber. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Dabak : Koyun, keçi ve sığırların, ağız, tırnak aralarında olan bir hastalık; şap hastalığı. Boynuzsuz keçi ve benzerleri hayvan. Yaşlanmış ağaç. Dalları kesilmiş ağaç gövdesi. Yemek tabağı. Ham deriyi işleyen kişi. Tabaka, yaprak. İşte, orada, şurada. hlk. Şap.

Yalva : Körtavuk ya da meşetavuğu da denilen bir av hayvanı. Bıldırcın.

 

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

Manda : Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.

Kazım : Kazma işi.

Sığı : Bir çeşit geyik, karaca.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Ispa : Toprak ürünlerinden vergi alan.

Kazı : Bir yeri kazma işi, hafriyat. Hak (II). Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.

Daba : Toprak damların kenarına konulan eğri, köşeli ağaç. Arapça kökenli debbâğ: Deri terbiye eden kimse, ham deriyi işleyen.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

Diğer dillerde Gauss winckler eşitsizliği anlamı nedir?

İngilizce'de Gauss winckler eşitsizliği ne demek ? : gauss-winckler inequality