Gavuz nedir, Gavuz ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Olgunlaşmamış, ham meyve.

Tahıl kabuğu.

Kabuğundan ayrılmayan tahıl.

Buğday tanelerinin kabukları.

Gavuz tanımı, anlamı

Tahıl kabuğu : Tahıl kapçığı

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Tahıl : Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Tanel : Şafak gibi aydınlık, güçlü eli olan kimse.

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

 

Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.

Tane : Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Çekirdekli küçük meyve. Bazı bitkilerin tohumu.

Olgu : Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.

Tahı : Kez. Takı, düğün ve nişan hediyesi.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Ham : Yenecek kadar olgun olmayan (meyve), olmamış. Gerçekleşme kolaylığı ya da imkânı olmayan. İşlenmemiş (madde). İdmansız. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.

Diğer dillerde Gauss winckler eşitsizliği anlamı nedir?

İngilizce'de Gauss winckler eşitsizliği ne demek ? : gauss-winckler inequality