Genel etken nedir, Genel etken ne demek

Genel etken; İstatistik, Yöntem Bilimi alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

İstatistiksel anlamı:

(Çok değişkenli istatistik).

Bileşen çözümlemesinde, gözlenmiş tüm olasılıksal değişkenlerde ortak olan etken.

Etken çözümlemesinde, bir sınama öbeğindeki tüm sınamaların değişkelerinde içerilen etken.

Teknik terim anlamı:

Anlak yetisini bileşik bir yapı biçiminde kavramlaştıran görüşe göre, bu yapıyı oluşturan bileşenlerin taşıdığı varsayılan ortak özellik ya da etken. bk. anlak yapısı biçesi.

Genel etken anlamı, tanımı

Etken : Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı

Gene : Yine.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Anlak yapısı biçesi : Anlağı, "İşlem, ürün ve içerik"ten oluşmuş üçboyutlu bir olgu olarak anlayan ve sözü geçen boyutların ayrıldığı alt öğelerle 120 gözenin simgelendiği bir özel etkenler bileşimi olarak kavramlaştıran çizge. bk. örnekçe.

 

Bileşen çözümlemesi : (Çok değişkenli istatistik) k boyutlu bir değişimi, özgün değişkenlerin doğrusal işlevi olan dik bileşenlerle açıklama yöntemi.

Etken çözümlemesi : (Çok değişkenli istatistik) Bir değişken kümesindeki içsel ilişkileri incelemeyi amaçlayan çok-değişkenli çözümleme türü. anlamdaş çoklu etken çözümlemesi. Aralarında bağıntılı bir veriler kümesini ana bileşenlerine ayıran ve böylelikle ilgili ölçümler içinde bu bileşenlerin dile getirdiği ölçüm boyutlarını ve bu boyutları oluşturan sınarları saptamaya yarayan yordam.

Ortak özellik : (Allpent): Belirli bir toplum ya da kültürde yaşayan bireylerin çoğunda rastlanan herhangi bir özellik.

Yapı biçimi : Bir bölgede kıvrımların ya da kırıkların gruplanma biçimi.

İstatistik : Bir sonuç çıkarmak için verileri yöntemli bir biçimde toplayıp sayı olarak belirtme işi, sayımlama. İlkelerini olasılık kuramlarından alarak eldeki verileri grafik ve sayı biçiminde değerlendirmeye dayandıran matematiğin uygulamalı dalı, sayım bilimi.

Çözümleme : Çözümlemek işi. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama.

 

Değişken : Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.

Olasılık : Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal. O zamana kadar yapılmış olan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu.

Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Değişke : Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.

Bileşen : Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Kavram : Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

Olasıl : İhtimâli.

Sınama : Sınamak işi, deneme, tecrübe.

Diğer dillerde Genel etken anlamı nedir?

İngilizce'de Genel etken ne demek ? : general factor