Gerçek atlantik balinası nedir, Gerçek atlantik balinası ne demek

Gerçek atlantik balinası; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Balinalar (Cetacea) takımından, Atlas Okyanusu'nun kuzeyi, Güney Afrika, Hindistan, Avustralya ve Yeni Zelanda civarında yaşayan, sırt yüzgeçleri olmayan bir tür.

Teknik terim anlamı:

Balinalar (Cetacea) takımından, Atlas Okyanusunun kuzeyi, Güney Afrika, Hindistan, Avustralya ve Yeni Zelanda civarında yaşayan, sırt yüzgeçleri olmayan bir tür.

Gerçek atlantik balinası tanımı, anlamı

Atlan : Ün, nam, şöhret. Değer, önem

Bali : Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise: Ay Aşa oturup durcâna sen de bi iş dutuve bâli. Kiraz. Hiç olmazsa, bari, öyleyse.

Gerç : Eğlenme, alay.

Balina : Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Avustralya : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri. Bu kıtada yer alan bir ülke.

Balinalar : Örnek hayvanı balina olan, kutup denizlerinde yaşayan memeli hayvanlar familyası.

Cetacea : [Bakınız: balinalar]. Balinalar.

Okyanus : Kıtaları birbirinden ayıran deniz, ana deniz, umman.

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Yüzgeç : Balıklarda ve yüzen memelilerde karın ve göğüste çift, sırt, kuyruk ve anüste tek olarak bulunan, hareketi ve dengeyi sağlayan organ. Suda iyi yüzen (kimse veya hayvan).

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

Okyan : Okuyan, bilgili.

Kuzey : Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer.

 

Hindi : Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü, mısırtavuğu (Meleagris gallopavo). Aptal, şaşkın.

Atlas : Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.

Civar : Yöre (I). Dolay. Yakında olan.

Güney : Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Lodos. Güneş gören yer.

Diğer dillerde Gerçek asitlilik anlamı nedir?

İngilizce'de Gerçek asitlilik ne demek ? : actual acidity