Gerger nedir, Gerger ne demek

Gerger; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri

Gerger hakkında bilgiler

Gerger, Adıyaman ilinin bir ilçesidir.

1954 yılında Adıyaman Malatya'dan ayrılıp vilayet olunca Gerger de ilçe oldu. Tarihi Gerger ismi ile ilçe adlandırılarak Aldüş köyü ilçe merkezi olarak seçildi. Tarihi Gerger ise adını halen Nefsi Gerger olarak sürdürmekte olup şu an resmi kayıtlarda Oymaklı köyü olarak geçmektedir. İlçe olmadan önce Malatya'nın Pötürge (eski: Mırün) e bağlıydı. Gerger ilçe olmadan önce ilçesi Güngörmüş köyü idi.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 45 köy, ve 4 mahalleden oluşmaktadır.

Gerger tanımı, anlamı:

Adıyaman : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Malatya : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Vilayet : İl. Valilik.

Tarih : Tarih dersi. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim. Tarih kitabı. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz.

 

Merkez : Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Bir işin öğretildiği yer. Belirli bir yerin ortası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Biçim, tarz. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri.

Sürdürmek : Bir durumun, bir şeyin sürmesini, olmasını sağlamak. Devam ettirmek. Sürme işini yaptırmak.

Kayıt : Araç, eşya. Resmî belge. Pencere çerçevesi. Bir yere mal ederek deftere geçirme. Şart. Önem verme. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması. Yiyecek. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi.

Oymak : Kazıklamak. Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. Aşiret. Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek. İzcilikte küçük birlik. Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak. Bıçaklayarak yaralamak.

Bağlı : Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Kapatılmış olan, kapalı. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.