Get a grip türkçesi Get a grip nedir

  • Kavramak.
  • Tutunmak.
  • Sıkı tutmak.
  • Yeniden ele geçirmek.
  • Gerçekçi ol.
  • Dizginleri ele geçirmek.
  • Denetimini ele geçirmek.
  • Anlamak.
  • Dizginleri ele almak.

Get a grip ile ilgili cümleler

English: Get a grip, Tom.
Turkish: Kendine hâkim ol, Tom.

Get a grip ingilizcede ne demek, Get a grip nerede nasıl kullanılır?

Get : Başına gelmek. Ele geçirmek. Satın almak. Varmak. Erişmek. Etmek. Kazanmak. Ulaşmak. Hale gelmek. Bulmak.

A : Pek iyi. Argonun simgesi. En yüksek not. Amperin simgesi. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. La (müzik terimi). Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Miktar belirtir.

Grip : Yakalamak. Anlamak. Tutmak. Yapışmak. Tokaç tutuşu. Etkilemek. Kavrama. Tokaç sapını çeşitli biçimlerde ve yapılacak vuruşa göre kavrayış durumu. Etkilenmek. Sıkıştırmak.

Get a grip on : Sıkı tutun. Anlam çıkarmak. Anlamak.

Get a bad name : Adı çıkmak. Adı karalanmak.

Get a commission : Komisyon almak.

Get a bang on : Bedenine darbe yemek.

Get a bang out of : Tadını çıkarmak. Keyif almak. Zevk almak.

Get a beating : Sopa yemek. Yenilgiye uğramak. Kötek yemek. Dayak yemek.

Get a clean bill of health : Temiz kağıdı almak.

İngilizce Get a grip Türkçe anlamı, Get a grip eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get a grip ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Recaptures : Yeniden zaptetme. Anımsatmak. Hatırlamak. Geri almak. Ele geçirmek. Yeniden alma. Yeniden istila etmek. Yeniden yakalamak. Hatırlatmak.

Clinched : Sağlama bağlamak. Perçinleşmiş. Sıkıştırmak. Perçinlemek. Kökünden halletmek. Perçinlenmiş. Yapışmak.

Adsorb : Sıvı. Yüzermek. Gaz gibi bir maddeyi bir yüzey üzerinde yoğuşum şeklinde biriktirmek. Yüze çekmek. Emmek. Yüzeyde toplamak. Adsorbe etmek. Yüze tutunmak.

Came home : Dönmek. Anlaşılır olmak.

Cling to : İnançlı kalmak. Sadık kalmak. Asılı kalmak. Yanında kalmak. Sıkı sıkı sarılmak. Bağlanmak. Tırmanmak. Yapışmak.

Accepts : Kabullenmek. Hazmetmek. Katlanmak. Kabul etmek. Üstlenmek. Almak. Onaylamak.

Apprehending : Korkuyla beklemek. Tevkif etmek. Tutuklamak. Endişe etmek. İdrak etmek. Korkmak. Yakalamak.

Get the upper hand : Avantaj sağlamak. Üstün çıkmak. Üstesinden gelmek. Öne geçmek. Galip gelmek. Büyük avantaj sağlamak. Kazanmaya yüz tutmak. Hakimiyet sağlamak.

Recapturing : Ele geçirmek. Yeniden yakalamak. Geri almak. Hatırlatmak. Anımsatmak. Yeniden zaptetme. Yeniden istila etmek. Hatırlamak. Yeniden alma.

Get a grip synonyms : hold the reins, get a toe hold, ascertain, clutch at, cling, accept, clinch, apprehends, appreciates, caught, fasten on, clinching, wire away, apprehended, wire in, clinches, apprehend, bites, take control, clung, fasten onto, recapture, catch, apperceive, appreciate, recovers, appreciated, actualise, adsorbs, keep hold of, apperceived, be a good judge of, recover.