Get a line on türkçesi Get a line on nedir

  • Hatta kalmak.
  • Gerekli bilgiye ulaşmak.
  • İpucu yakalamak.
  • Bilgi almak.
  • Gerekli bilgilere ulaşmak.
  • Bir konuda bilgi edinmek.
  • Bir konuda bilgi almak.

Get a line on ingilizcede ne demek, Get a line on nerede nasıl kullanılır?

Get : Almak. Yaptırmak. Canına okumak. Gidip getirmek. Edinmek. Varmak. Anlamak. Uğraşmak. Uymak. Kazanmak.

A : Atom ağırlığı. Miktar belirtir. La (müzik terimi). En yüksek not. Argonun simgesi. (herhangi) bir. Herhangi bir. Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Bir.

Line : Hat. Sıra. İçini kaplamak. Kırıştırmak. Doldurmak. Astarlamak. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Sıralamak. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Çizgi.

On : Civarında. Üstünde. Devrede. Çakırkeyif. Hazır. Makbul. E doğru. Açık. Yanmak. İle.

Have a line on : Gerekli bilgilere ulaşmak. Bir konuda bilgi edinmek. Bir konuda bilgi almak. Gerekli bilgiye ulaşmak.

Get a ball out of something : Eğlenmek (ile). Büyük zevk almak.

Get a bad name : Adı çıkmak. Adı karalanmak.

Get a bang out of : Tadını çıkarmak. Zevk almak. Keyif almak.

Get a bang on : Bedenine darbe yemek.

İngilizce Get a line on Türkçe anlamı, Get a line on eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Get a line on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be informed : Haberdar edilmek. Bilgiye sahip olmak. Tebellüğ etmek. Haberdar olmak. Bilgi edinmek. Bildirilmek.

Hold on : Dayanmak. Süregelmek. Durmak. (telefonda) beklemek. Devam etmek. Telefonu kapatmayıp beklemek. Bağlanmak. Sarılmak. Tutmak.

Debriefed : Sorguya çekmek. -den bilgi almak.

Acquire knowledge : Bilgi elde etmek. Bilgi edinmek.

Getting wind of : Duymak. Kokusunu hissetmek. Haber almak. Kulağına gelmek. Sezmek. Kokusunu almak. -i öğrenmek. Haberdar olmak.

Inquired : Sorgulama yapmak. Soru sormak. Akıl sormak. Sormak. Aramak. Tahkik etmek. Araştırmak. Soruşturmak.

Hold the line : Mevcut durumu korumak. Telefonu kapatmamak. Çınkada beklemek. Dayanmak. Hatta kalmak (telefon). Lütfen hattan ayrılmayın. Sınır koymak. Phr. Ayrılmamak (telefonda).

Inquire : Sorup öğrenmek. Sormak. Aramak. Soru sormak. Araştırmak. Akıl sormak. Tahkik etmek. Sorgulama yapmak. Soruşturmak.

Draw information : Bilgi sızdırmak.

Get a line on synonyms : have a line on, obtain information, debriefs, inquires, have news from, keep in touch with, get wind of.