Getting together türkçesi Getting together nedir

Getting together ingilizcede ne demek, Getting together nerede nasıl kullanılır?

Getting : Edinme. Temin.

Together : Kendine hakim veya aklı başında. Aralıksız. Kuyruk (kimse). Özdenetimli. Birlikte. Ortaklaşa. Biraraya. Durmadan. Kesintisiz. Aynı anda.

Getting a license : İzin belgesi almak. Ruhsat almak.

Getting along : Geçim.

Getting angry : Sinirlenme.

Getting back : İntikam almak. Dönüş yapmak. Öç almak. Geri dönmek.

İngilizce Getting together Türkçe anlamı, Getting together eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Getting together ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coacervation : Birikim. Yığın. Koaservasyon.

Agglomerations : Toplama. Küme. Yığışım. Yığma. Bağlantı noktası. Yığışma. Yığılma. Bir araya toplama. Halter.

Agglomeration : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer. Yığışma. Yığışım. Toplama. Yerleşim yeri. Bağlantı noktası. Halter. Yığın. Yığılma.

Concentration : Derişme. Derişim. Fizik, kimya, uzay, iktisat, nükleer enerji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yığışım. Tahşit. Bir çözeltinin birim oylumuna düşen ortalama özdecik sayısı. İktisadi etkinliklerin büyük bir kısmının en büyük birkaç firma tarafından denetlenmesi. Teksif. Bir oluşumun toplanma ve birikme durumu. Nüfusun ve ekonomik etkinliklerin belli yerleşim yerlerinde ya da kent özeklerinde toplanması süreci.

 

Accumulations : Yığın. Birikim.

Aggregations : Yığın. Birleştirme. Toplama. Bir araya gelme. Yığışım. Küme.

Accumulation : Yığın. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Yığılma. Ürem ve diğer kazançların ana paraya eklenmesi. bir amaç için para biriktirme. Birikim. Birikme. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Yığma. Biriktirme.

Assemblage : Topluluk. Küme. Bir araya toplama. Toplama. Bir araya toplanma. Kalabalık. Toplantı. Birleştirme. Meclis.

Collection : Biriktirme. Derlem. Tabaka. Bilişim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Cibayet. Biriktiri. Yığın. Derleme. Para toplama. Bir bilgi erişim dizgesinde, derlenmiş ve kullanıcının araştırmasına sunulmuş belge tutanaklarının tümü. derlem kitaplar, bilimsel ve teknik bildiriler, tezler, teknik notlar gibi türlü yayınlanmış belgeler ya da sözleşmeler, antlaşmalar, yönetmelikler, tüzükler, yasalar, mahkeme kararları, üst mahkemelerin görüş birleştirme kararları vb. belgeleri ya da bunlardan belli bir ana konuyla ilgili olanları kapsayabilir.

Bee : Sabit fikir. Arı. Takıntı. Yardımlaşma. B harfi. Zarkanatlılar dizisinden birçok böceğin, özellikle arılar familyasına bağlı türlerin genel adı. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Arı gibi çalışan kimse. Gün.

Getting together synonyms : assemblages, concentrations, bees, assembling, coming together, aggregation.