Gidişik nedir, Gidişik ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Uyuz hastalığı.

Arpa yığınlarında bulunan, kaşıntı yapan kelebek tozları.

Gidişik kısaca anlamı, tanımı

Gidi : Azarlama sözü. Ahlaksız, pezevenk

Gidiş : Gitme işi. Tutum, durum, davranış. Gitme biçimi, tempo.

Uyuz hastalığı : Birçok kanatlı ve memelide uyuz akarlarının neden olduğu bulaşıcı deri yangısı. İnsanlarda, çeşitli evcil ve yabani hayvanlarda Sarcoptes scabiei’nin neden olduğu bulaşıcı deri yangısı. Hastalık insanlarda yedi yaş kaşıntısı hayvanlarda sarkoptik uyuz adını da almaktadır. Sığır ve atlarda Psoroptes ovis’in neden olduğu paraziter enfestasyon, hlk. gicimik, gicik, kaşıntı.

Kaşıntı : Vücutta kaşınma isteği uyandıran duygu. Uyuz hastalığı. Deriyle ilgili bozukluklarda ve özellikle alerjik yangılarda, paraziter enfestasyonlarda görülen klinik belirti, pruritis. Uyuz.

Yığınla : Çok, pek çok.

Hastalı : Hastalıklı.

Kelebek : Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. Bu hayvanın neden olduğu hastalık.

 

Kelebe : Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).

Tozla : Kısır koyun. Rüzgârların kurak bölgelerden az çok yağışlı bölgelere taşıyıp, yığdıkları, katmanlaşmamış, ince öğelerden oluşan, kalın ve bitek topraklar. Karaların iç bölgelerindeki üstlerini otlar bürümüş bozkırlarda, yelin savurduğu ve kalın yığınlar biçiminde biriktirdiği ince tozlar bölgesi.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Keleb : İplik çilesi. [Bakınız: kelep].

Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. “Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Arpa : Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.

Kele : Boğa, tosun.

Uyuz : Uyuz böceğinin, üst derinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı, bulaşıcı bir deri hastalığı. Düşük nitelikli, değersiz (mal). Hareketli, canlı olmayan, uyuşuk, pısırık, miskin kimse. Parası olmayan, züğürt kimse. Bu hastalığa tutulmuş olan. Hoşlanılmayan, sevimsiz kimse.

Diğer dillerde Gidimizi anlamı nedir?

İngilizce'de Gidimizi ne demek ? : trajectory