Uyuz nedir, Uyuz ne demek

Uyuz; bir tıp terimidir.

"Uyuz" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Uyuz köpekler gibi ne arkadan geliyorsun?" - S. Birsel
  • "Bu uyuz, can acısından bağıracaktı, ağzı açıldı ama sesi çıkmadı." - M. Ş. Esendal

Bilimsel terim anlamı:

Uyuz sayrılığına tutulan.

İngilizce'de Uyuz ne demek? Uyuz ingilizcesi nedir?:

itchy

Fransızca'da Uyuz ne demek?:

gale, ronge, gratelle, acariasis

Uyuz hakkında bilgiler

Sarkoptların deri altına yerleşmesiyle oluşan her yaş insanda görülebilen, çok bulaşıcı, şiddetli kaşıntılı paraziter bir hastalıktır.

Uyuzun bir hasta üzerinde gelişimi.

Hastalık 8. günde tespit edilmiş, ve aynı gün böcek öldrücü ilaçla tedavi başlanmış.

Uyuz ile ilgili Cümleler

  • Çok uyuzsun Tom.
  • Süpermarketlerdeki yaşlı insanlar beni uyuz ediyorlar.

Uyuz anlamı, tanımı:

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke.

 

Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.

Deri : İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış.

Hasta : Parasız, züğürt. Aşırı düşkün, tutkun. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız.

Uyuz olmak : Uyuz hastalığına yakalanmak. birine, bir şeye sinirlenmek.

Uyuz etmek : Sinirlendirmek.

Uyuz böceği : Uyuz böceklerinden, uyuz hastalığına yol açan örümceğimsilerden bir tür (Sarcoptes scabiei).

Uyuz ilacı : Uyuz hastalığına karşı koruyucu olarak kullanılan bir ilaç türü.

Uyuz merhemi : Uyuz için kullanılan bir merhem türü.

Uyuz otu : Hekimlikte uyuza karşı kullanılan çiçekli bitki, kum otu (Scabiosa rotata).

Uyuz sineği : Kın kanatlılardan, tarıma zararı dokunan böceklerle beslenen bir sinek (Cicindela).

Uyuz böcekleri : Memelilerde ve kuşlarda asalak olarak yaşayan, uyuz hastalığına yol açan böcekler familyası.

Uyuzlaşma : Uyuzlaşmak işi.

Uyuzlaşmak : Beceriksizleşmek, pısırıklaşmak. Tüyleri döküldüğü için çirkin bir görünüş almak. Kılıksızlaşmak. Beğenilmeyen davranış ve tutumlar sergilemeye başlamak.

Uyuzlu : Uyuz hastalığı olan (kimse), uyuz.

Uyuzluk : Parasızlık. Beceriksizlik, pısırıklık. Uyuz olma durumu.

Keçinin uyuzu çeşmenin gözünden su içer : "değersiz kişiler kendilerini değerli ve en güzel şeye layık görürler" anlamında kullanılan bir söz.

 

Züğürt olup düşünmektense uyuz olup kaşınmak yeğdir : "uyuz olup kaşınmak insanı çok rahatsız eder ama züğürtlükten dolayı ne yapacağını düşünmek daha çok rahatsız eder" anlamında kullanılan bir söz.

Derin : Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yüzeyden içeri inen. Dip. Ayrıntılı. Yoğun. İçten gelen. Uzun süren. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan.

Tutulmuş : Engellenmiş. Ele geçirilmiş.

Düşük : Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş veya düşürülmüş. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Az. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.

Nitelikli : Bir şeyi yapabilme niteliğini ve ustalığını kazanmış olan, kalifiye. Bir şeye nitelik bakımından üstünlük kazandıran, kaliteli. Bir şeye ayırt edici özellik veren, vasıflı.

Değersiz : Değeri olmayan veya değeri çok az olan, önemsiz, kıymetsiz, naçiz.

Sevimsiz : Hoşnutsuzluk, memnuniyetsizlik yaratan. Hoşa gitmeyen, antipatik.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Yerleşme : Yerleşim alanı veya merkezi. Yerleşmek işi.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Züğürt : Parasız, yoksul, meteliksiz olan (kimse).

Uyuz akarları : ve Sarcoptes cinsleri gibi uyuza neden olan akarlar.

Uyuz hastalığı : Birçok kanatlı ve memelide uyuz akarlarının neden olduğu bulaşıcı deri yangısı. İnsanlarda, çeşitli evcil ve yabani hayvanlarda Sarcoptes scabiei’nin neden olduğu bulaşıcı deri yangısı. Hastalık insanlarda yedi yaş kaşıntısı hayvanlarda sarkoptik uyuz adını da almaktadır. Sığır ve atlarda Psoroptes ovis’in neden olduğu paraziter enfestasyon, hlk. gicimik, gicik, kaşıntı.

Uyuz hastalığı etkenleri : Belirgin deri bozukluklarına neden olan Sarcoptidae ve Psoroptidae ailesinde bulunan paraziter akarlar.

Uyuz sayrılığı : Uyuz böceklerinden ileri gelen ve kaşıntılı, kabuklu çıbancıkların ortaya çıkmasıyle tanınan deri hastalığı.

Uyuz uykusu : Derin uyku.

Uyuzböceği : Uyuzböcekleri familyasına bağlı örümceğimsilere örnek tür.

Uyuzböcekleri : Memelilerle kuşlarda uyuz etkeni olarak yaşayan, küçük ve tombul vücutlu akar familyası. (zooloji)

Uyuzçul :

Uyuzhamamköyü : Eskişehir kenti, Alpu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Uyuzlanmak : Yoksulluğa düşüp uyuşuklaşmak. Sokulup sürtünmek.

Diğer dillerde Uyuz anlamı nedir?

İngilizce'de Uyuz ne demek? : adj. itchy, mangy, scabious, scabby, slouchy, heartless, inert, languid, slouching, stick in the mud

n. itch, mange, scab, scabies

Fransızca'da Uyuz : gale [la], grattelle [la]

Almanca'da Uyuz : n. Grind, Krätze, Räude

adj. krätzig, räudig

Rusça'da Uyuz : n. чесотка (F), парша (F)

adj. чесоточный, паршивый