Give something a sweep türkçesi Give something a sweep nedir

Give something a sweep ingilizcede ne demek, Give something a sweep nerede nasıl kullanılır?

Give : Dogruluğunu kabullenmek. Ödemek. Hediye etmek. Armağan etmek. Tanımak. Uçlanmak. Gitmek. Doğruluğunu kabullenmek. Esneklik. Eğilmek.

Something : Falan. Birşey. Önemli bir şey. Bir şey.

A : Bir. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. Pek iyi. Amperin simgesi. Herhangi bir. En yüksek not.

Sweep : Silip süpürme. Baca temizleyicisi. Kıvrım. Tarama. Hepsini almak. Hızla ilerlemek. Bir elektron demetinin, alıcıda merceğin verdiği resmi çözümlemek, almaçta aynı resmi oluşturmak için, birincisinde ereği, ikincisinde görüntülüğü düzenli biçimde dolaşması. Süpürüp atmak. Rezil. Dönemeç.

Give something a tip : Devirmek.

Give something a try : Bir denemek. Bir şeyi denemek.

Give something a whirl : Fırıl fırıl döndürmek. Deneyerek anlamak.

Give something a wipe : Silmek. Silip temizlemek.

Give something a wring : Sıkarak acıtmak. Burmak. Döndürerek sıkmak.

İngilizce Give something a sweep Türkçe anlamı, Give something a sweep eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give something a sweep ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abstersion : Arıtma. Arındırma. Temizleme. Abstersiyon. Arıtım.

Cleans : Almak. Parlatmak. Tanzif etmek. Arındırmak. Yıkamak. Temizlenmek. Temiz. Bitirmek. Boşaltmak.

Sweep down : Süpürüp gitmek.

Whisks : Fırlamak. Kaçırmak. Çırpmak (yumurta vb'ni). Çırpmak. Fırçalamak. Hızla çıkarmak. Silip temizlemek. Sallamak. Fırlatmak. Çekmek (bıçak).

Clarifying : Berraklaştırma. Arıtmak. Süzmek. Berraklaşmak. Berraklaştırmak. Durulmak. Temizlenmek. Aydınlatan. Aydınlanmak. Arınmak.

Scavenge : Çöpçülük etmek. Leş yemek. Çöp temizlemek. Sokağı süpürmek. Çöple beslenmek. Egzoz gazlarını süpürmek. Bir bölgeden istenmeyen maddeleri atma. Uzaklaştırma.

Brush : Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tilki kuyruğu. Fırçalama. Sürtünmek. Hafifçe dokunmak. Sıyırmak. Savmak. Değinmek.

Buffer : Tampon görevi gören kişi ya da şey. Cila güderisi. Önleç. Bir işlergede oluşabilen geritepmeyi soğuran düzenek. Kıskı. Tampon bellek. Amortisör. Geçici bellek. Yastık. Arabellek.

Sweep : Hepsini alma. Mayın tarama. Süpürme. Hızla yayılmak. Etki alanı. Silip süpürme. Sürükleme. Dönemeç. Baca temizleyicisi. Sert esmek.

Whisk : Silip temizlemek. Apar topar götürmek. Kuyruk sallamak (at vb.). Yumurta çırpma aleti. Fırlatmak. Fırçalamak. Toz fırçası. Çekmek (bıçak). Çırpmak (yumurta vb'ni).

Give something a sweep synonyms : swept, sweep away, cleanse, whisked, clarifies, whisking, clean up, cleaned, brushes, absterge, bump off, clarified, clean, sweep out, cleansed, chast, clean out, scavenged, scavenges, sweep up.