Globoid cell leukodtstrophie türkçesi Globoid cell leukodtstrophie nedir

  • Genetik olarak lizozomal galakto-serebrosid beta-galaktosidaz enzim etkinliğinin yetersizliği sonucu, demiyelinizasyonla birlikte beyin ve omurilikte yoğun astrogliozisle belirgin, köpek, kedi ve koyunlarda görülen bir çeşit lizozomal depo hastalığı, galaktoserebrosidozis, krabbe hastalığı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Globoid hücre lökodistrofisi.

Globoid cell leukodtstrophie ingilizcede ne demek, Globoid cell leukodtstrophie nerede nasıl kullanılır?

Globoid : Küre şeklinde olan. Küresel.

Cell : Oda (manastır vb). Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek. Göz. Oda. Oda (manastır vb içinde). Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplazma kitlesinden oluşan, sitoplazma içinde çeşitli hayali olayları yürüten çekirdek, endoplazmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilamentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplazma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği. Gözcük. Göze. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler. Küçük oda.

 

İngilizce Globoid cell leukodtstrophie Türkçe anlamı, Globoid cell leukodtstrophie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Globoid cell leukodtstrophie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Kesimevi. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Karın.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

 

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abaxial : Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Globoid cell leukodtstrophie synonyms : abdominal pain, abdominal fat necrosis, a c syndrom, abdominal ovariectomy, abdominal palpation, a band.