Go into detail türkçesi Go into detail nedir

  • Çok fazla bilgi vermek.
  • Ayrıntıya girmek.
  • Ayrıntılara girmek.
  • Detaya girmek.
  • Ayrıntıya inmek.

Go into detail ile ilgili cümleler

English: I can't go into detail.
Turkish: Detaya giremem.

English: I won't go into details.
Turkish: Ayrıntılara girmeyeceğim.

English: I won't go into detail if you don't want me to.
Turkish: İstemiyorsan detaya girmeyeceğim.

English: I didn't go into details.
Turkish: Detaylara girmedim.

English: Ali didn't go into details.
Turkish: Ali detaylara gitmedi.

Go into detail ingilizcede ne demek, Go into detail nerede nasıl kullanılır?

Go : Kaybolmak. Ölmek. Başlamak. Yapılmak. Bahse girmek. İş görmek. Erişmek. Koyulmak. Haline gelmek. Yayılmak.

Into : E. -in içine. İçeriye. Şekline. -e. Biçimine. Ye. İçine. -a. Haline.

Detail : Tiyatro oyununda, ana düşünceyi pekiştirici sözcük, tümce ya da eşya. dekorun küçük bir parçası. Özel göreve verme. Tiyatro parçasındaki ana düşünceye yardımcı olan sözcük, tümce ya da eşya.; ayrıntı (referruat); dekorun küçük bir parçası. Detaya girmek. Ayrıntısıyla uğraşma. Detay. Detaylar. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Özel göreve vermek. Detayına girmek.

Go into details : Lafı uzatmak. Ayrıntılara girmek.

Go into : Varmak. Bir mesleğe girmek. İlgilenmek. Tutulmak. Araştırmak. Girmek (bir mesleğe). -e sığmak. Girmek. Girişmek. Kurcalamak.

 

Go into effect : Yürürlüğe girmek. Meriyete girmek.

Go into a decline : Sağlığı bozulmak. Zayıf düşmek. Kuvvetten düşmek. Düşüşe geçmek. Gerilemek.

Go into a skid : Araba kaymaya başlamak.

Go into a nose dive : Baş aşağı gitmek. Başaşağı gitmek.

Go into particulars : Ayrıntıları belirtmek. Ayrıntılara girmek. Detaya inmek. Ayrıntıya girmek.

İngilizce Go into detail Türkçe anlamı, Go into detail eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go into detail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enter into details : Detaylara girmek.

Enlarging : Büyültme. Geliştirmek. Genişletme. Uzatmak. Büyütmek. Büyümek. Genişletmek. Agrandisman. Genişlemek.

Dilate upon : Ayrıntılarına girmek.

Labour : İş gücü. İş. Lafı uzatmak. Uğraşmak. Güçlükle hareket etmek. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. Emek. İşçi. Doğurma. Emek vermek.

Go into particulars : Ayrıntıları belirtmek. Detaya inmek.

Detail : Ayrıntılı anlatmak. Özel göreve verme. Özel göreve vermek. Ayrıntılı olarak anlatmak. Tiyatro oyununda, ana düşünceyi pekiştirici sözcük, tümce ya da eşya. dekorun küçük bir parçası. Detaylandırmak. Ayrıntı. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Detayına girmek.

Particularize : Tek tek ayrıntılarını belirtmek. Ayırmak. Ayrıntıları ile belirtmek.

Particularizing : Ayırmak. Ayrıntıları ile belirtmek.

Enlarges : Büyütmek. Geliştirmek. Boyutunu büyütmek. Büyümek. Çoğaltmak. Genişlemek. Büyültmek. Genişletmek. Uzatmak.

Go into detail synonyms : dig in a little, go into details, enter into particulars, enlarge, particularized, particularizes, dilate on.