Govanlık nedir, Govanlık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Saban demirinin eğeye geçtiği yer.

Arı kovanlarının konulduğu yer.

Govanlık kısaca anlamı, tanımı

Gova : Kova. Hasır örmeye yarayan ırmaklarda yetişen ucu dikenli bitki. Çift sürülürken öndeki öküzlerin zincirini sabana bağlayan ağaçtan bir araç. Eski türkçe kova: kova; oyuk. Hasır, semer ve yastık yapmakta kullanılan bir saz. (Yenice Gelendost Isparta)

Govan : Ahlâksız kişi. Boynuzlu anlamında olup küfür olarak kullanılır, kerata. Top top ve uzun boyu olan, çayırlıkta yetişen bir çeşit ot. Baltanın sap takılan deliği. Arı peteği. Arı kovanı. 70 ile 100 cm. uzunluğunda, silindir biçiminde yuvarlak olup içerisinde yoğurt dövülen kap, yayık. Kervan. Taş, toprak, ağaç gibi herhangi bir şeyin içine doğru uzanan boşluk. Opsanın övendireye geçmesini sağlayan arka kısmındaki boşluk. (Akçaşar Yalvaç Isparta). Koyunların içinden yem yedikleri ağaç oluk. (Taşpınar Aksaray Niğde).

Saban demiri : Sabanın toprağı yarmaya yarayan taban kısmına takılan demir.

Demiri : Gri. Bu renkte olan.

Saban : Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı.

Kovan : Fişeğin kapsül, barut ve kurşun taşıyan yuva bölümü, kapçık. Yayık. Çoğunlukla toprak veya tahtadan yapılmış olan arı barınağı.

 

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

Demi : Yemeni, yazma, başörtüsü, tülbent. Susuz, kıraç tarla. Dizlik, iç donu. Değil mi anlamında.

Eğey : Çakı, bıçak ve benzerleri eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç. Bir ucu boşta bulunan kaburga kemikleri.

Saba : Sabah yeli. Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Kova : Genellikle su ve sulu şeyler taşımaya, kuyudan veya denizden su çekmeye yarayan üstünden kulplu kap. Bu kabın alacağı miktarda. Zodyak üzerinde Oğlak ile Balık arasında bulunan takımyıldızın adı. Futbolda çok gol yiyen (kaleci veya takım). Bataklıklarda yetişen bir tür saz, hasır otu.

Arı : Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Gouda peyniri anlamı nedir?

İngilizce'de Gouda peyniri ne demek ? : gouda cheese