Granülomlu uveitis nedir, Granülomlu uveitis ne demek

Granülomlu uveitis; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Epitelioid makrofajlar ve yer yer dev hücreleri içeren düğümcük tarzında iris yangısı.

Granülomlu uveitis anlamı, kısaca tanımı

Granülom : Çevredeki sağlam dokuya oranla sertlik gösteren, granülasyon dokusundan oluşmuş küçük yumru. Düğümcük veya yumru biçiminde doku kümesi. Granülomlu yangıda oluşan, mononükleer hücreler, epiteloid hücreler, dev hücreleri ve bağ doku hücrelerinden oluşan, tümör benzeri şişkinlik

Granülomlu : Granülomlardan oluşmuş, granülomatöz. Granülom özelliği gösteren, granülomatöz.

Uveitis : Gözün orta tabakası olan uveanın yangısı. Travmalar, kimyasal maddeler, enfeksiyöz etkenler, tümörler veya immünolojik olaylara bağlı olarak biçimlenir.

Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

Köpeklerde granülomlu uveitis : Yüz derisinde pigment kaybı ve şiddetli çift taraflı üvea yangısıyla belirgin, köpeklerde görülen klinik sendrom. Japon Akita ve Eskimo ırkı köpekleri leri derecede duyarlıdır.

İris yangısı : Gözün iris tabakasının yangısı. Anteriyor uveitisin devamı olarak biçimlenir ve siliyer bölgede kanlanma, ışığa duyarlılık, göz bebeğinin kasılmasıyla belirgindir, iritis.

 

Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.

Düğümcük : Ufak düğüm, nodül. Küçük doku birikimini belirlemek için kullanılan genel terim.

Düğümcü : Onu bunu kandıran.

Yer yer : Zaman zaman. Birçok yerde.

Epitel : Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.

İçere : İçeri.

Yangı : Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

 

Makro : Büyük, geniş, mikro karşıtı.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Düğüm : İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.

İçer : Oda, oturma odası.

Düğü : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç.

Epit : Araba tekerleğini meydana getiren ağaçlar.

İris : Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü.

Diğer dillerde Granülomlu uveitis anlamı nedir?

İngilizce'de Granülomlu uveitis ne demek ? : granulomatous uveitis