Gravitate türkçesi Gravitate nedir

Gravitate ingilizcede ne demek, Gravitate nerede nasıl kullanılır?

Gravitated : Çökmek. Yerçekimi ile çekilmek. Çekimine kapılmak. Çökelmek. Cazibesine kapılmak. Çekilmek. Yerçekimiyle hareket etmek. Batmak.

Gravitates : Çekilmek. Cazibesine kapılmak. Batmak. Çekimine kapılmak. Çökmek. Yerçekimiyle hareket etmek. Yerçekimi ile çekilmek. Çökelmek.

Gravitating : Çökmek. Çekilmek. Cazibesine kapılmak. Çekimine kapılmak. Çökelmek. Yerçekimiyle hareket etmek. Batmak. Yerçekimi ile çekilmek.

Gravitation : Yönelme. Ağınım. Yerçekimi. Etkileşen iki kütlenin tutarları ile doğru, aralarındaki uzaklığın üst-ikisiyle ters orantılı olan karşılıklı çekim kuvveti. Gitme.

Gravitational : Yerçekimsel. Yerçekimiyle ilgili. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İki kütlenin çarpımı ile doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı yerçekim kuvvetlerine ilişkin. Yerçekimi ile ilgili. Çekim. Yerçekimi. Yerçekimi+. Çekimsel.

Gravitational constant : Yerçekim değişmezi. Gravitasyon sabitesi. Yerçekim sabitesi. Yerçekimi sabiti. Ağınım değişmezi. Evrensel ağınım yasasının uzbilimsel yazımına giren evrensel değişmez sayı (...).

 

Gravitationally : Yerçekimi ile. Çekim ile. Çekimsel.

Gravitative : Çekim ile gerçekleşen. Yerçekimine ait veya ilgili. Yerçekimi nedeniyle olan. Çekilen.

Gravitations : Cazibe. Çökelme. Genelçekim. Yönelme. Meyil. Çekilme. Çekim kuvveti. Yerçekimi. Eğilim. Yerçekimiyle hareket etme.

Gravitational slind : Dağın bir parçasının, yerçekimi etkisiyle aşağıya doğru kayması. Dağ kayması.

İngilizce Gravitate Türkçe anlamı, Gravitate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gravitate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bow out : Başını eğerek çıkmak. Emekliye ayrılmak.

Precipitating : Yoğunlaşıp yağmak. Yoğunlaşmak (yağış). Çökelme. Çökelten. Başlatıcı. Atmak. Hızlandırmak. Tetikleyici. Düşürmek.

Cower : Çömelmek. Korkup çekilmek. Sinmek. Korkudan sinmek. Suspus olmak. Büzülmek. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Sinmek (korku vb nedeniyle).

Bow : Başıyla selamlamak. Reverans. Pruva. Başla selamlama. Boyun eğme. Reverans yapmak. Baş eğmek. Boyun eğmek. Yay.

Cowering : Çömelmek. Sinme. Korkudan sinmek. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Sinen.

Come away : Terk etmek. Yerinden oynamak. Kopuvermek. Yerinden çıkmak. Ayrılıp gelmek. Ayrılmak. Kayıp gitmek. Sökülmek. Terketmek.

Crack : Çıtlatmak. Çatlamak. Çatırtı. Kırmak. Çatallaşmak (ses). Şaklatmak. Patlamak. Çatlak.

Bust : İflas etmek. Bozulmak. İflas ettirmek. Becerememek. Patlatmak. Rütbe indirmek. Sona ermek. Tutuklamak. Mahvetmek. Vurmak.

Be : Bulunmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -di. Mal olmak. Durmak. -dır. -dir. Kalmak. Var olmak. Berylliumb (berilyum).

 

Gravitate synonyms : gravitated, be given, settles, deposit, busts, subside, back away, cracks, belly up, gravitating, collapses, sample out, crash, cowers, break down, collapsing, have a crush on, bow out of, come to grief, incline, run, abdicates, be swamped with, be ruined, gravitates, come down, caved, declined, abdicate, collapse, be stuck, crack up, abates.

Gravitate zıt anlamlı kelimeler, Gravitate kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak.

Gravitate ingilizce tanımı, definition of Gravitate

Gravitate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To obey the law of gravitation. To exert a force Or pressure, or tend to move, under the influence of gravitation. To tend in any direction or toward any object.