Gridirons türkçesi Gridirons nedir

  • Futbol sahası (amerikan ingilizcesi).
  • Şebeke.
  • Çekme kızağı.
  • Demir ızgara.
  • Havuzda gemi desteği.
  • Çekme ızgarası.
  • Sistem.
  • Izgara.

Gridirons ingilizcede ne demek, Gridirons nerede nasıl kullanılır?

Gridiron plan : Damalıtasar. Bir kenti, aşağı yukarı dörtgen yapı adalarına bölmeyi amaçlayan kentsel düzentasar. eski mısır ve mezopotamya kentlerinin biçimlerinden esinlenen, yunan ve roma kentlerinin düzentasarlarıyla bu geleneği benimsemiş bulunan ve çağdaş kent tasarlamasında da kullanılan bir tasar türü. havadan bakıldığında, birbirini dik açılarla kesen ve birbirine koşut yolların oluşturduğu bir ızgaraya benzeyen kent biçimi.

First gridiron floor : Sahne makaralarının ve mekanik düzenin bulunduğu sahne tavanındaki ızgaraların tümü. Alt ızgara.

Second gridiron floor : Makaraların bulunduğu ızgaraların üstünde çalışma amacıyla bulunan ızgaralar. Üst ızgara.

Gridiron : Izgara. Sistem. Çekme ızgarası. Demir ızgara. Futbol sahası (amerikan ingilizcesi). Havuzda gemi desteği. Dekor parçalarının ya da ışıldakların asıldığı çubuk askı palangalarının, birbirine koşut çelik bağlantıların ya da rayların bulunduğu yer. Çekme kızağı. Şebeke.

Hagriding : Acı ve eziyet çektirme. Büyü yapmak. Endişe veya korku ile sıkıntı verme. Büyülemek.

 

İngilizce Gridirons Türkçe anlamı, Gridirons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gridirons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grids : Parmaklık. Kılavuzlar. Haritayı karelere bölme sistemi.

Frameworks : Kadro. Çatı. Yapı. İskelet.

Netts : Kar etmek. Kazanmak. . Tuzak. Tuzağa düşürmek. Ağ ile yakalamak. Ağ yapmak. File. Tül.

Nettler : Tül. Sokan hayvan. Kazanmak. Ağ ile yakalamak. Sinirlendiren şey. Ağ. Tuzak. Ağ yapmak. Kızdıran kimse. File.

Regulation : Yasa. Ayar. Kurallama. Ayarlama, bir olayın seyir veya gelişimini kontrol altında tutma. biyolojide organizmanın değişen koşullara bağlı olarak uyum göstermesi. Nizam. Düzene sokma. Ayarlama. Kural. Bir eylem ve davranış alanını ya da bir uygulama sürecini işlem kurallarına bağlayarak düzenleme.

Nett : Kar etmek. File. Ağ ile yakalamak. Ağ yapmak. Tuzağa düşürmek. Ağ. Tuzak. Kazanmak. Tül.

Broilers : Kasaplık piliç. Izgaralık piliç. Etlik piliç. Fırında et kızartmaya özgü ızgaralı kap. Kavgacı tip. Etçi ırklar. Tava. Piliç. Hızlı büyüme ve kas yapısı için geliştirilmiş kanatlı ırkları.

Grid : Örgü. Tel kalbur. Çıngı şebekesi. Sahnenin mazgala benzeyen, makaralar için düşünülmüş, birbirlerini 90 derecelik açılarla kaleden demir çubuklu tavanı. sahne ızgarası. İletim şebekesi. Radyo ışıtaçlarında eksiuç ile artıuç arasına yerleştirilen ızgara biçiminde elektrikucu. Kafes. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara. Dekor parçalarının ya da ışıldakların asıldığı çubuk askı palangalarının, birbirine koşut çelik bağlantıların ya da rayların bulunduğu yer.

 

Cosmoses : Düzen. Acun. Evren. Kozmos çiçeği. Kainat. Kozmos.

Broil : Tartışma. Çok sıcak olmak. Izgarada kızartmak. Kavrulmak. Et kızartmak. Balık kızartmak. Tavuk kızartmak. Kargaşa. Gürültü.

Gridirons synonyms : playing area, systems, grillage, cosmos, grill, gridiron, meshwork, football field, cookware, system, fire bar, playing field, grating, network, regimes, cooking utensil, football stadium, gratings, athletic field, broiler, gang, grate, the system, barbecue, graticule, machinery, regime, meshworks, ganging, broils, nettlers, field, control grid.