Hınça nedir, Hınça ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir avuç dolusu şey.

Hınça kısaca anlamı, tanımı

Hınç : Öç alma duygusu ile dolu öfke, kin, gayz

Hınçalamak : [Bakınız: hırdalamah]. Kuvvetle sarsmak. Parçalamak, hırpalamak.

Hınçar : Çok derin dere. Toprak altında bulunan taşla karışık sert kısım. Hançer.

Hınçarmak : Söz tutmamak, karşı gelmek.

Avuç dolusu : Pek çok. Bir avucun alabildiği miktar kadar.

Bir avuç : Bir avucu dolduracak kadar. Az sayıda, çok az.

Dolusu : Dolduracak kadar.

Dolu : Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.

Avuç : Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, apaz, hapaz, koşam. Elin yarı yumulmuş durumu.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

 

Diğer dillerde Hımhımlama anlamı nedir?

Fransızca'da Hımhımlama nedir ? : nasillement