Hadi nedir, Hadi ne demek

Hadi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de ünlem olarak kullanılır.

Yerel Türkçe anlamı:

Haydi

Hadi hakkında bilgiler

Hâdî (Arapça الهادي), İslam'da bir kavram olan ve Kur'an'da geçen Allah'ın 99 adından biridir. Farsça Hüda kelimesinden (muarreb kelimeler = araplaştırılmış) türetilmiş bir isim.

Hâdî, hidâyete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan demektir.

Hadi ile ilgili Cümleler

  • Hadi acele et!
  • Aynasızları atlatmamız lazım, gazla hadi!
  • Durum düzeliyor, hadi keyiflen!
  • Hadi ama Tom. Utangaç olma.
  • Ana dili Türkçe olan 115 kullanıcı varmış. Hadi ordan, yalan bu.
  • Hadi ama! Küçük bir çocuk gibi davranmayı kes!
  • Durum düzeliyor, hadi neşelen!
  • Hadi, aptal olma!
  • Hadi, acele et.
  • Hadi ama, içkiler benden.
  • Hava güzel olduğuna göre, hadi dışarı oynamaya gidin.
  • Hadi akıma karşı yüzmeye çalışalım.
  • Kötü cümle ekliyorlarmış. Hadi ordan be!
  • John, "Hey çocuklar, hadi bir mola verelim." dedi.

Hadi anlamı, tanımı:

Hadi canım sen de : Haydi canım sen de.

Hadi oradan : Haydi oradan.

Hadi hadi : Geri çevirme, başından savma sözü. "Kısa kes, işi uzatma, bizi aldatamazsın" anlamlarında kullanılan bir söz. Çabukluk, acele bildiren bir seslenme sözü.

Hadis : Hz. Muhammed'in söz ve davranışları. Bu söz ve davranışları inceleyen bilim.

 

Hadise : Olay.

Hadise çıkarmak : Olay çıkarmak.

Hadiseli : Olaylı bir biçimde. Olaylı.

Hadisene : Haydisene.

Hadisesiz : Olaysız bir biçimde. Olaysız.

İslam : Müslümanlık.

Kavram : Tutam, avuç dolusu. Karın zarı, periton. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon.

Farsça : Bu dille yazılmış olan. İran devletinin resmî dili, Acemce.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Arap : Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse. Fellah.

Türe : Adalet.

İsim : Ad. Kişi, insan. Ad.

Haydi : Haydi haydi. Kabul ve onama bildiren bir söz. "Hoş görme" anlamında kullanılan bir söz. İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz, hadi. Hafifseme, alay etme belirten bir söz.

Hadiç : Bal kesmekte kullanılan bıçak, bal bıçağı.

Hadik : Kar üzerinde gezerken batmamak için giyilen, altı gönden kesilmiş şeritlerle ya da fındık çubuklarıyla örülmüş daire biçiminde bir çeşit ayakkabı. Haşlanmış buğday, bulgur, mısır, nohut vb. şeyler.

Hadim : Hizmet eden. İki metre boyunda çubuk. Konya iline bağlı ilçelerden biri.

Hadim gayr-i menkul : katlanan taşınmaz.

Hadimala : Dereotu.

Hadimülharemeyn : Halifeliği aldıktan sonra Osmanlı padişahlarının kullandıkları bir san.

Hadin : Haydi

Hadira : Çok uzun boylu adam.

Hadirez : Hıdrellez, krş. hıdrıllez.

Hadisat : Olaylar, hadiseler. İlgili cümle: "“Hadisat şimdi burnunu da sürtmüş olduğundan ilk karısına karşı iyi davranıyordu.”" Y. K. Karaosmanoğlu.

Diğer dillerde Hadi anlamı nedir?

İngilizce'de Hadi ne demek? : [Hadi] n. boundary, extremity, limit, limitation, measure, stint

interj. here we go, come on, come along, come

Fransızca'da Hadi : allez!, allons!, va!

Almanca'da Hadi : los, komm schon