Haklı nedir, Haklı ne demek

Haklı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Hakka uygun, doğru, yerinde
  • Davası, iddiası, düşüncesi veya davranışı doğru ve adalete uygun olan (kimse).

"Haklı" ile ilgili cümleler

  • "Fakat aşkta ne hak ne haklı ne haksız ne de bir hakikat vardır." - M. Ş. Esendal

Yerel Türkçe anlamı:

Nişanlı, nikahlı.

Hukuki terim anlamı:

muhik.

Haklı anlamı, tanımı:

Haklı bulmak : Davasını, iddiasını, düşüncesini, davranışını doğru bulmak, yerinde görmek.

Haklı çıkmak : Davasının, iddiasının, düşüncesinin veya davranışının doğru olduğu anlaşılmak.

Haklı olmak : Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi adalete uygun olmak.

Haklılık : Haklı olma durumu.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı.

Dava : Ülkü. Sevgili. Sav. Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma. Sorun.

İddia : Sav. Kendinde olmayan bir yeteneği, bir durumu varmış gibi gösterme.

Düşünce : Tasa, kaygı, sıkıntı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

 

Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

Adalet : Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları.

Doğru : Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Gerçek, yalan olmayan. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Yakın, yakınlarında. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. İki nokta arasındaki en kısa çizgi. Karşı yönünce. Gerçek, hakikat. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun.

Yerinde : Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda. İyi, yeterli.

Haklı kullanma : Markayı ya da bulgu belgesini, haklı bir nedenle elinde bulundurup kullanma.

Haklı nedenler : Yargıcın değerlemesi gerekli olan nedenler.

Haklık : Dağ ve kayalardaki büyük su birikintisi. On iki okka tohumun ekildiği arazi parçası. Küçük tahıl ambarı. Su değirmenlerinde hak olarak alman tahılın konulduğu yer.

Haklı ile ilgili Cümleler

  • Haklı olabilirim.
  • Muhtemelen Mustafa haklıydı.
  • Haklı olabilirsin, ama bizim çok az farklı bir görüşümüz var.
  • Açıkçası, Mustafa haklıydı.
  • Haklı olabilirsin.
  • Haklı mıydın?
  • Öfken tamamen haklı.
  • Ruslar her zaman haklı oldukları savaşları kazanırlar.
  • Yüzde yüz haklısın.
  • Haklı mıydılar?
  • Belki haklı olduğunu düşündüm.
  • Ali kısmen haklıydı.
  • Haklı değil miyim?
  • Haklı bir sebep söylemezsen seni boşamayacağım.
 

Diğer dillerde Haklı anlamı nedir?

İngilizce'de Haklı ne demek? : adj. right, just, rightful, legitimate, de jure

Fransızca'da Haklı : juste, fondé/e, légitime, justifié/e

Almanca'da Haklı : adj. begründet, billig, gerecht, rechtlich, rechtmäßig

Rusça'da Haklı : adj. правый, справедливый, заслуженный

adv. вправе