Haman nedir, Haman ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hemen, şimdi.

Harman.

Güç, kuvvet.

Hemen, derhâl.

Derhal, bk. hama.

Haman ile ilgili Cümleler

  • Birçokları Ali Hamaney'i Makyavel ile karşılaştırır.
  • Kötü Haman Pers krallığındaki Yahudilerin hepsini silip yok etmeye çalıştı.

Haman hakkında bilgiler

Hâmân, Kitab-ı Mukaddes ve Kur'an'da değişik anlatılara konu olan şahıstır. Kitab-ı Mukaddes'te Babil Sürgünü'nde esaret altında tutulan Yahudi topluluğun düşmanı ve Babil Kralı Ahaşveroş’un yardımcısı olarak anlatılmıştır. Kur'an ise onu, Firavun'un başveziri olarak anlatır. Firavun, Musa ile tartışır ve Musa'nın gökte olan tanrısına ulaşmak için yüksek bir kule yaptırmasını emreder. Bununla birlikte Kur'an'da kulenin adı ve yeri verilmez. Ancak genel Kur'an anlatımlarında Musa ve Firavun Mısır'la bağlantılı olarak ele alınır. Bahsedilen tarzda bir kulenin Mısır topraklarında bulunamaması sebebiyle Kur'an anlatılarını tarihselleştirme amacıyla yapılan bazı yorumlarda bu kulenin bir piramit veya Babil Kulesi olabilme ihtimalleri üzerinde durulmaktadır. Hâmân konusu Kitab-ı Mukaddes'te Ester 5-9 bölümlerinde geçer. Hâmân Yahudilerin Babil Sürgünü sırasında Kral Ahaşveroş’a yakınlığı ile bilinen mal-mülk sahibi oğulları ve yandaşlarıyla da güçlü birisidir. Kralın mühür yüzüğünü taşır ve birlikte şölenlere katılıp içki içerler. Ancak Yahudilerin ve Mordekay’ın düşmanıdır ve onları yok etmek istemektedir. Kraliçe Ester ise Mordekay’ın amcası Avihayil’in kızıdır ve kraliçeliğe kadar yükselmiş, Krala ne isterse yaptırabilme gücüne erişmiştir. Ester bir şölen verir ve şölene yalnızca Kral ve Hâmân’ın çağrılmasını buyurur.

 

Haman tanımı, anlamı

Hama : Kaynamış sütün üzerindeki kaymak. Hemen, şimdi. Kalça kemiği, uyluk kemiği. Hemen. Ama. Hemen, derhâl, bk. heman, hemman

Hamana : Hemen, şimdi.

Hamanca : Hemen, şimdi. Çobanların kullandığı, deri ya da yünden yapılmış ağzı büzmeli, süslü azık torbası. Çabucak, hemen. Deriden yapılmış ağzı büzmeli azık çantası.

Hamancahtan : Çabucak, hemen.

Hamancak : Hemen, şimdi.

Hamança : Çobanların kullandığı, deri ya da yünden yapılmış ağzı büzmeli, süslü azık torbası.

Hamandan : Çabucak, hemen: Verdim hamandan geri aldım. Hemen, derhâl.

Bununla birlikte : Buna ek olarak, bununla beraber, amma velakin. Bunun böyle olduğuna bakmayarak, bununla beraber, mamafih.

Yaptırabilme : Yaptırabilmek işi.

Bağlantılı : Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Tarihsel : Tarihe dair, tarihle ilgili, tarihî.

Bağlantı : İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

Çağrılma : Çağrılmak işi.

Durulmak : Duru duruma gelmek. Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak. Sakinleşmek. Durma işi yapılmak.

 

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Yaptırma : Yaptırmak işi.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

Mukaddes : Kutsal.

Diğer dillerde Hamamböcekleri anlamı nedir?

İngilizce'de Hamamböcekleri ne demek ? : cockroaches