Handshake türkçesi Handshake nedir

  • Öntanışma.
  • Tokalaşmak.
  • El sıkışma.
  • Tokalaşma.
  • Anlaşma.
  • El sıkma.
  • İki farklı sistemin protokollerinin uyuşması.
  • Toka.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.

Handshake ile ilgili cümleler

English: They parted with a firm handshake.
Turkish: Sıkı bir tokalaşmayla ayrıldılar.

Handshake ingilizcede ne demek, Handshake nerede nasıl kullanılır?

Handshake options : El sıkışma seçenekleri. Elsıkışma seçenekleri.

Handshake protocol : Uyuşma protokolü. Tokalaşma protokolu. Tokalaşma protokolü. Mutabakat protokolü.

Golden handshake : İşten çıkarma tazminatı. Şirket yöneticisinin şirketteki görevi sona erdiğinde kendisine yüklü bir para ödenmesi durumu. Kıdem tazminatı. Emeklilik ikramiyesi. Altın tokalaşma.

Handshaker : Otomatik vitesli olmayan araba. Halk karşısında gösterişli ve dostça görünen veya görünmesi gereken kişi (örnek: politikacılar).

Handshakes : Öntanışma. Toka. El sıkma. El sıkışma. İki farklı sistemin protokollerinin uyuşması. Anlaşma. Tokalaşmak. Tokalaşma.

Hands imbued with blood : Kanla boyanmış eller. Kana bulanmış eller.

Hands down : Hiç zorlanmadan. Kolayca. Tereyağından kıl çeker gibi. Kolaylıkla. Hiç güçlük çekmeden. Apaçık. Çok kolaylıkla. Parmağını kıpırdatmadan. Şüphesiz. Herhangi bir zorluk çekmeden.

 

Hardware handshaking : Donanım alışverişi. Donanım anlaşması. Donanımı senkronize ederek bilgisayar bağlantılarındaki bilgi aktarımını düzenleme yöntemi.

Hands on activity : Uygulamalı alıştırma.

Hands on shoulders bend standing : Omuzda tutuş. Kolların, dirsekler yere bakmak üzere elleri omuzlara değdirmek için bükülü tutulduğu durum.

İngilizce Handshake Türkçe anlamı, Handshake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Handshake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agreeing : Kabul ederek. Aynı fikirde olma. Razı olma eylemi veya durumu. Kabul eden.

Fibula : Fibula. Kaval kemik. Kamış kemiği. Broş. Baldır kemiği. Diz ile ayak bileği kemikleri arasında bulunan iki kemikten dışta ve ince olanı. fibula, baldır kemiği. İncik kemiği. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Absolute device : Mutlak aygıt. Salt aygıt.

Axises : Aks. Gözekseni. Uyuşma. Dingil. Eksen. Mihver. Bir şeyin etrafında döndüğü merkez.

Belt buckle : Kemer tokası.

Glad hand : İçtenlikle selamlamak. Sıcak karşılamak.

Handgrip : Kabza. Sap. Kulp. Elcik. Tutacak. Göğüs göğüse çatışma. Eli kavrama.

Abbreviate : Özetlemek. Kırpmak. İhtisar etmek. Sadeleştirmek. Kısaltmak.

Squeeze : Sıkışmak. Kalabalık. Baskı yapmak. Suyunu çıkarmak. Zorla koparmak. Sızdırmak. Sıkıştırma. Para sızdırmak. Sıkmak (meyve veya ıslak bez vb'ni).

Amicable settlement : İhtilafın barış yoluyla çözülmesi. Dostane çözüm. Anlaşmazlığın sulh yoluyla çözülmesi. Dostça varılan anlaşma. Anlaşmazlığın dostça çözümü.

Handshake synonyms : bargain, axes, accordancy, ac adapter, barrettes, shake hands, fastening, buckles, claps, alliance, astipulation, access control, acknowledgment, abort, clasp, abnormal end, accelerator key, access control entry, access mechanism, barrette, agreement, fastener, acception, clasps, acknowledgement, handshakes, bobby pin, abstract syntax tree, abort sequence, assent, brochette, accent bar, arrangement.