Haram nedir, Haram ne demek

Haram; bir din b. terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Din kurallarına aykırı olan, dinî bakımdan yasak olan, helal karşıtı.
  • Yasak

"Haram" ile ilgili cümleler

  • "Biraz sevinmek için bekledim dinsin yaram / Anladım, bana gülmek değil yaşamak haram" - F. N. Çamlıbel

Yerel Türkçe anlamı:

Bir deste ot.

Piç.

Tencere.

Haram hakkında bilgiler

Haram (Arapça: حرام); din kurallarına aykırı olan, dini bakımdan kesinlikle yasak olan eylemleri tanımlayan bir İslam dini terimidir.

Türkçe'de genel anlamda " dini yasak" manasında ve diğer dinlerde yasak olan davranışları tanımlamakta da kullanılır.

Fıkıh terminolojisinde Allah’ın (fıkıh bağlamında şeriat, ya da kanun koyucu olarak tanımlanan 'Şâri'nin') yapılmamasını mutlak biçimde emrettiği fiillere verilen genel isimdir. Örneğin, içki içmek, domuz eti ve Allah'tan başka birinin adına kesilmiş hayvanın etini yemek, faiz, kumar, zina, zulmetmek veya adam öldürmek haramdır.

Haram kelimesi fıkıh terminolojisinde Allah tarafından yasaklanmış eylemleri ifade eder. Bu sebeple bir eylemin haram sayılabilmesi için O fiilin Kuranda açık bir şekilde yasaklanmış olması gerekir.

Haram ile ilgili Cümleler

 
  • Harama uçkur çözer miyim?
  • Harama uçkur çözmek istemiyorum.

Haram anlamı, kısaca tanımı:

Kural : Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

Aykırı : Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Çapraz, ters. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen.

Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

Yasak : Yapılmaması istenmiş olan, yok, memnu, haram. Bir işin yapılmasına karşı olan yasal veya yasa dışı engel, memnuiyet.

Haram etmek : Bir kimseye bir şeyden umduğu yarar ve rahatı tattırmamak.

Haram olmak : Bir şeyden gereği gibi yararlanamamak.

Haram olsun : "hayrını görme, görmesin!" anlamında kullanılan bir söz.

Haram yemek : Toplumun gelenek ve göreneklerine veya dinî kurallarına aykırı olarak bir şeyi kendi yararına kullanmak, sahiplenmek.

Harama uçkur çözmek : Nikâhsız olarak cinsel ilişkide bulunmak.

Haramın temeli olmaz : "haram kazanç, bir işe yaramadan telef olur gider" anlamında kullanılan bir söz.

Haram lokma : Toplumun gelenek ve göreneklerine veya dinî kurallarına aykırı olarak elde edilen şey.

Haram para : Yasa dışı yollardan kazanılan para.

Haramzade : Piç.

Harami : Hırsız, haydut, eşkıya.

Haramilik : Hırsızlık, haydutluk.

Haramsız : Haram olmayan, haram karışmamış.

Dünyayı haram etmek : Bir yeri yaşanılmaz duruma getirmek.

 

Eli harama uzanmak : Dinî bakımdan yasaklanmış bir işe yönelmek.

Emdiği süt haram olmak : Herhangi bir isteğinin yapılmamasından sonra ilenmek.

Hela : Tuvalet.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Kesinlik : Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu. Kesin olma durumu, katiyet.

Eylem : Fiil. Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

İslam : Müslümanlık.

Terim : Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had.

Haram odası : Konuk odası.

Harama : Duvarı sağlamlaştırmak için taşların arasına konulan direk, hatıl. Tencere. harame : Ayakkabı altındaki dikiş yolu. (-Ankara) harame : (*Bor -Niğde)

Haramaki : Dikiş açmak için kullanılan ince tel araç. (-Ankara)

Haramet : Kalabalık.

Haramı : Duvarı sağlamlaştırmak için taşların arasına konulan direk, hatıl.

Haramikışla : Tokat ili, İğdir bucağına bağlı bir bölge.

Haramsu : Haramsu, Diyarbakır'da yer adı

Haramsuyu : Haramsu, Diyarbakır'da yer adı

Haramzada : Arabozucu. Eve faydası olmayan, haylaz çocuk.

Diğer dillerde Haram anlamı nedir?

İngilizce'de Haram ne demek? : [Haram] n. stud farm, stud, stock farm, haras

adj. forbidden by religion, illicit, ill-gotten, illegitimate

Fransızca'da Haram : défendu par la religion, illicite, impur, souillé

Almanca'da Haram : rituell verboten

Rusça'da Haram : adj. запрещенный, неприкосновенный