Haunt türkçesi Haunt nedir

  • Hiç aklından çıkmamak.
  • Akıldan çıkmamak.
  • Yakasını bırakmamak.
  • Dadanmak.
  • Aklından çıkmamak.
  • Uğramak.
  • Görünmek.
  • Hortlamak.
  • Sık sık uğramak.
  • Gözünün önünden gitmemek.
  • Ziyaret etmek.
  • Sık uğramak.
  • Takılmak.
  • (mealen) büyülemek.

Haunt ile ilgili cümleler

English: Ali thinks this place is haunted.
Turkish: Ali bu yerin perili olduğunu düşünüyor.

English: Ali said that the house was haunted.
Turkish: Ali evin perili olduğunu söyledi.

English: According to legend, those woods used to be haunted, so people would avoid entering.
Turkish: Efsaneye göre bu ormanda bir zamanlar hayalatler varmış, o yüzden de insanlar girmezlermiş.

English: Ali returned to the haunted house.
Turkish: Ali perili eve geri döndü.

English: Ali told me that he thought his house was haunted.
Turkish: Ali bana evinin perili olduğunu düşündüğünü söyledi.

Haunt ingilizcede ne demek, Haunt nerede nasıl kullanılır?

Haunted : Cinli. Lanetli. Nazarı değen. Perili. Hayaletli. Tekin olmayan. Kem. Kötü.

Haunted house : Perili ev. Hayaletli ev. Perili köşk.

Haunter : Ziyaretçi. Sürekli ziyaretçi. Sık sık giden kişi veya şey. Müdavim. Sürekli müşteri.

Haunters : Sık sık giden kişi veya şey. Sürekli müşteri. Müdavim. Ziyaretçi. Sürekli ziyaretçi.

 

Haunting : Dadanma. Rahatsız edici. Zor unutulan. Can sıkan. Kafaya takılan. Güç unutulan. Akıldan çıkmayan. Unutulmaz.

Leprechauns : Cüce. Cüce cin. İrlanda masal kahramanı cüce cin. İrlanda cücesi.

Terror haunted : Dehşete kapılmış.

Haunches : Popo. Kıç.

Haube : Röntgen tüpünü muhafaza eden, içi yağ dolu kurşun koruyucu. Haube.

Leprechaun : Cüce cin. İrlanda cücesi. İrlanda masal kahramanı cüce cin. Cüce.

İngilizce Haunt Türkçe anlamı, Haunt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Haunt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drop in : Bırakmak. Düşüşe geçmek. Sahne üstünde bulunan dekor parçalarını gerektiğinde palangalar yoluyla sahneye indirme eylemi. Habersiz uğramak. Damlamak. Çat kapı ziyaret etmek. Dekor indirmek. Kısa bir ziyaret için uğramak.

Come under : Bir şeyin altına girmek. İdaresi altına girmek. Birinden sorulmak. Altına geçmek. Altında toplanmak. Bağımlı olmak. Bir şeyin egemenliği altında olmak. Bir şeyin altına gizlenmek. Başına gelmek.

Visit frequently : Sık sık ziyaret etmek. Kapısını aşındırmak. Sık sık uğramak veya ziyaret etmek.

Banter : Hafif konuşma. Şaka. Takılma. Sohbet. Laklak. Şaka yapmak. Alay. Şakalaşmak. Laklak etmek.

Attach oneself to : Askıntı olmak. Bağlanmak. Asılmak. Katılmak.

Appeared : Göründü. Ortaya çıkmak. Gözükmek. Belli olmak. Benzemek. Belirmek. Gibi gelmek. Anlaşılmak.

Bantered : Şaka. Alay. Sohbet. Şakalaşmak. Dalga geçmek. Takılmak (argo terim). Laklak etmek. Hafif konuşma. Şaka yapmak.

Catch : Basmak. Baskın yapmak. Yakalanmak. Vurmak. Carpmak. Kavramak. Görmek. Bityeniği. Tutmak. Duymak.

 

Be seen : Görücüye çıkmak. Gözükmek. Görülmek. Görücüye çıkmak (gelin adayı).

Haunt synonyms : drop in at, come into sight, come by, resort, come over, stalk, come along, badgered, be fastened, obsesses, drop around, be attached, chip, resorted, drop over, come out, badgers, come into view, arise, come round, look up, caught, badger, coming over, chipped, chaffed, come in sight, chaffs, call at, call on, banters, pick on, come on.

Haunt ingilizce tanımı, definition of Haunt

Haunt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, drinking saloons are the haunts of tipplers. A den is the haunt of wild beasts. To frequent. To resort to frequently. A place to which one frequently resorts. To visit pertinaciously or intrusively. To persist in staying or visiting. To intrude upon.