Havens türkçesi Havens nedir

Havens ingilizcede ne demek, Havens nerede nasıl kullanılır?

Safe haven effects : Güvenli sığınak etkisi. Uygulanan veya beklenen yüksek vergi oranları, mülkiyet haklarına getirilebilecek olası kısıtlamalar veya olası iktisadi kriz beklentisi yüzünden iktisadi karar birimlerinin fonlarını bu tür iktisadi kısıtlama ve risklerin olmadığı daha güvenli ülkelere aktarması.

New haven : İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Konnektikıt'ta (abd) bir şehir. Kentucky eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir. Connecticut eyaletinde şehir. Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İndiana eyaletinde şehir.

Safe haven : Sağlam ve güvenilir yer. Güvenli liman. Güvenli bölge. Dinlenme barınağı. Sığınacak liman. Sağlam barınak. Emin yer.

Tax haven : Vergi sığınağı. Vergi cenneti.

Haven : Liman. Barınak. Sığınmak. Limana girmek. Liman şehri. Melce. Sığınak. Limana sığınmak.

Havenot : Fakir kimse.

Shaven : Başının tepesi traşlı. Tıraş edilmiş. Tıraşlı. Kazınmış.

Have a bad name : Kötü şöhreti olmak. Adı çıkmış olmak.

Smooth shaven : Sinekkaydı traşlı. Tıraşlı. Düzgün tıraşlı.

Unshaven : Tıraş olmamış. Tıraşsız.

 

İngilizce Havens Türkçe anlamı, Havens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Havens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cove : Körfezcik. Koyak. Koy. Körfez. Dik yamaçlarla çevrili vadi. Kemer. Kovuk. Kemer oluşturmak.

Bear : (ürün veya meyve) vermek. Getirmek. (birine bir duygu) beslemek. Ayı. Spekülasyon yapmak. Dayanmak. Vurguncu. Ürün vermek. Aklında olmak. Çekmek.

Funk hole : Siper. Hendeğe kazılan askerlerin saklanabildikleri veya uyuyabildikleri alan. Yamaca veya yere kazılan sığınak. Güvenli yer.

Carry : Çakmak. Desteklemek. Elde etmek. Sağlamak. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. İçermek. Bulundurmak. Götürmek. Kabul edilmek.

Hithe : Hythe. Küçük sığınak.

Air raid shelter : Hava saldırılarına karşı korunma sığınağı. Hava baskınına karşı sığınak. Hava saldırısı sığınağı. Hava hücum sığınağı.

Sport : Gösteriş yapmak. Spor yapmak. Eğlenmek. Şaka söylemek. Spor. Sportif. Övünmek. Örnek insan. Takılmak. Oynamak.

Feature : Rol almak. Başrolde oynatmak. Özellik. İçermek. Önemli bir öğesi olmak. Belirtmek. Yayınlamak. Bir şeyde önemli bir rolü olmak. Önem vermek.

Brim : Ağız. Ağzına kadar dolu olmak. Bardak ağzı. Dolmak. Şapka kenarı. Kenar. Taşma. Şapka siperi. Silme dolu olmak. Siperlik.

Bunkered : Oda arkadaşı. Hazne. Alttan boşaltmalı tank. Golfte topu bunkere sokmuş olan. Kömür ambarı. Yakıt almak. Dökme gereç deposu. Kömürlük. Yeraltı sığınağı.

Havens synonyms : covering, bristle, harbour, have got, liman, abound, sustain, hythe, monopolize, bombshelter, wield, stock, wear, coves, pack, dockages, keep, asylum, habitation, unite, say, biding, citadel, monopolise, harboured, bolt hole, star, harbor, asylums, own, harbored, combine, imply.

 

Havens zıt anlamlı kelimeler, Havens kelime anlamı

Lose : Heba etmek. Şaşırmak. Kazanamamak. Kaçırmak. Yitirmek. Mağlup olmak. Kaybolmak. Azıtmak. Geri kalmak (saat). Geri kalmak.

Lack : İhtiyacı olmak. Yoksun olmak. -sizlik çekmek. Eksik olmak. Eksiklik. Yokluk. -e sahip olmamak. Yoksun kalmak. -den yoksun olmak. Olmayış.