Hayat standardı nedir, Hayat standardı ne demek

  • Bir toplumda bireylerin mal ve hizmetlerden yararlanabilme, gereksinimlerini karşılayabilme düzeyi, yaşam standardı

"Hayat standardı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ortalama hayat standardı denen bir yaşama ölçüsü var." - F. R. Atay

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: hayat ölçünü]

Hayat standardı hakkında bilgiler

Yaşam standardı, (Hayat standardı) belirli bir birey ya da grubun ulaşabileceği mal ve hizmetlerin ölçüsü.

Yaşam standardı kavramı, tek tek kişilerin satın aldığı ürünlerin yanı sıra, kamu tesisleri ile devletin sağladığı hizmetler gibi topluca tüketilen mal ve hizmetleri de kapsar. Bu tanımıyla yaşam standardı, gerçekte ulaşılmış olan tüketim standardı anlamına gelen kişisel ekonomik refahtan ayırt edilmelidir. Yaşam standardı bireyin doğrudan denetimi altında olmayan kamu hizmetleri ile bireylerin içinde yaşadığı ortamın niteliği gibi refah etkisi uyandıran mal ve hizmetleri de kapsadığından, harcanabilir gelirle de karıştırılmamalıdır. Bazı sosyologlara göre bir kişinin yaşam standardı (beklentileri anlamında) büyük ölçüde, kendisiyle aynı gelir düzeyindeki kişilerin tüketim kalıbının etkisi altındadır ve bu nedenle gelir düzeyi değiştikçe bireyin yaşam standardının da değişmesi beklenebilir.

 

Belirli bir grubun, örnek olarak bir ülke halkının yaşam standardından söz ederken, gerçek tüketim standartlarının ortalama değeri ile, bu ortalamanın hangi miktarlar arasında oynadığının da karşılaştırılması gerekir. Çünkü ortalama yaşam standardı zamanla yükselse bile, zenginler daha zengin, yoksullar daha yoksul oluyorsa, o grubun yaşam standardının topluca yükseldiği söylenemez. Bu nedenle de en zenginle en yoksul gruplar arasındaki ayrımın büyük olduğu ülkelerin yaşam standardını karşılaştırmak güçleşir. Gelişmiş ülkelerle daha az gelişmiş ülkelerin yaşam standartları arasındaki farklar, sosyalist ya da kapitalist olsun, gelişmiş ülkeler arasındaki farklardan daha büyüktür.

Bu genel sorunlar yanında, yaşam standardının hangi nicel göstergelerle belirleneceği konusunda da farklı ölçütler ileri sürülebilir. Gelir dışındaki göstergeler arasında protein gibi belli besinlerin tüketimi, ortalama ömür süresi ve güvenli su kaynaklarına erişebilme olanağı gibi temel gereksinimlerin düzeyi sayılabilir. Güvenilir bir nüfus sayımı bile yapamayan yoksul ülkelerin varlığı göz önüne alınırsa, çeşitli uluslar ve yöreleri karşılaştırırken bu göstergelerin kullanılması yanıltıcı olabilir.

Hayat standardı anlamı, tanımı:

Birey : Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri.

 

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

Düzey : Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Hayat : Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Sundurma. Yazgı. Canlı, sağ olma durumu. Yaşam. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Geçim şartlarının bütünü. Balkon. Avlu. Meslek.

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Yarar : Yarayan, elverişli, uygun. Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj.

Ölçü : Değer, itibar. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Belirlenmiş boyut. Ölçme sonucu bulunan rakam. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi.

Kavram : Karın zarı, periton. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

Kişi : Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Erkek. Eş, koca.

Ürün : Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Eser. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey.

Kamu : Hep, bütün. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü.

Diğer dillerde Hayat standardı anlamı nedir?

İngilizce'de Hayat standardı ne demek? : n. quality of life, standard of living

Almanca'da Hayat standardı : n. Lebensstandard