Hellelemek nedir, Hellelemek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Hoş tutmak, okşamak: Çocuğu çok helleleyip durma öyle şımartacaksın.
Hellelemek kısaca anlamı, tanımı
Helle : Kartal. Un çorbası. Un: Helle helvası pek hoş olur. Yuha anlamında hakaret olarak kullanılır. Pekmez kaynatılan büyük leğen. Su, un, çırpılmış yumurta karışımı sıvı, un çorbası. Pancar çorbası. Un çorbası. (Muttalip Eskişehir)
Okşamak : Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak. Hafifçe dokunmak. Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Bir kimseyi hoşnut etmek. Hafifçe dövmek.
Tutmak : Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
Okşama : Okşamak işi.
Durma : Durmak işi.
Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.
Şıma : Kum, kireç, çakıldan oluşan harçla yapılan duvar. Asmanın yeni süren filizi.
Çocu : Çocuğu.
Öyle : Onun gibi olan, ona benzer. O yolda, o biçimde, o tarzda. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. (ö'yle) O denli, o kadar, o derece.
Hoş : Beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren. Bununla birlikte. Beğenilen, duyguları okşayan bir biçimde.
Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.
Diğer dillerde Helisinus anlamı nedir?
İngilizce'de Helisinus ne demek ? : helicinus

Bu kısımda Hellelemek nedir? Hellelemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hellelemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hellelemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.