Hemanjiyom nedir, Hemanjiyom ne demek

Hemanjiyom; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yeni oluşmuş ve bir araya gelmiş kan damarlarından oluşan, en çok deri ve dalakta, ender olarak da kemikte yerleşim gösteren, damara göre atardamar, toplardamar veya kılcal damarlardan köken alan iyicil damar tümörü. Kanatlılarda lökoz virüsü tarafından da oluşturulur.

Hemanjiyom hakkında bilgiler

Hemanjiyom, kan damarlarından (kılcal ya da kovucuklu) oluşan, kimisi çok hücreli ur. Hemanjiyomlar özellikle süt çocuklarında görülür; genellikle çok sayıdadır ve deride; içorganlarda (karaciğer) ya da kemiklerde bulunur.Yapıları iyi huylu urlarinkine benzemekle birlikte, aşırı gelişmeleri tromboza, kanamalara ve kansızlığa (anemi) yol açabilir. Bunlar lenf damarlarından oluşan lenfanijiyomlardan farklıdır.

Hemanjiyom tanımı, anlamı

Hema : Hemen. Hemen, derhal

Heman : Hemen, bk. hama, hemman.

Kılcal damar : Dokulardaki atardamarların son dallarını, toplardamarların ilk dallarına birleştiren ince damar.

Toplardamar : Kirli kanın vücudun her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar, vena, verit.

Çok hücreli : Yapısında birden çok hücre bulunan (hayvan veya bitki).

Kanatlılar : Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan alt sınıf. [Bakınız: kanatlı böcekler]. Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalının, böcekler (Insecta) sınıfından, erginleri kanatlı, bazen kanatları ikincil olarak kaybolmuş, gelişmelerinde yan başkalaşım ya da tüm başkalaşım görülen bir alt sınıf. Düz kanatlılar (Orthoptera), termitler (Isoptera), tüy bitleri (Mallophaga), bitler (Siphunculata), kız böcekleri (Odonata), sinir kanatlılar (Neuroptera), pul kanatlılar (Lepidoptera), iki kanatlılar (Diptera), kın kanatlılar (Coleoptera), zar kanatlılar (Hymenoptera), hortumlu böcekler (Rhynchota) gibi takımları vardır. (Pterygota), hortumlu-böcekler (Rhynchota) gibi takımları içine alır.

 

İyi huylu : Sonu iyi, tehlikesiz (hastalık), iyicil.

Atardamar : Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Kemikler : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Omurgalı hayvanlarda iskeleti yapan ve kemik dokusundan meydana gelmiş oları sert, dayanıklı parçalar. Muğla kenti, Güllük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Benzemek : İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak, andırmak. Sanısını uyandırmak, gibi görünmek.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

 

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Kovucuk : Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik, adese.

Kanatlı : Kanadı olan.

Hücreli : Hücresi olan.

Diğer dillerde Hemanjiyom anlamı nedir?

İngilizce'de Hemanjiyom ne demek ? : hemangioma