High and low türkçesi High and low nedir

  • Her yerde.
  • Herkes.
  • Dört bir yanda.
  • Zengin fakir.
  • Her tarafta.
  • Dört bir yan.
  • Bir çok yerde.

High and low ile ilgili cümleler

English: I searched high and low for my lighter but couldn't find it.
Turkish: Çakmağımı her yerde aradım ama bulamadım.

English: We looked for it high and low.
Turkish: Biz zengin fakir onu aradık.

English: We've searched high and low for this book.
Turkish: Her yerde bu kitabı aradık.

High and low ingilizcede ne demek, High and low nerede nasıl kullanılır?

High : Kabarmak. Yüksek yer. Zirve. Direnmek. Lise. Uçma. Öfkelenmek. Yüksek basınçlı bölge. Rekor.

And : Üstelik. Sonra. Da. Ve bu yüzden. Bir de. Ayrıca. Ve. Daha sonra. -bundan dolayı. İle.

Low : Yıkmak. Az. Alçak. Böğürmek (inek veya öküz). (ses) yavaş. Ucuz. (inek) böğürmek. Böğürme. Böğürmek. Düşük.

Search high and low : Her yerde aramak. Fellik fellik aramak.

High and dry : Karada. Karaya oturmuş. Sudan uzakta. Dımdızlak ortada kalmış. Kimsesiz ve çaresiz kalmış. Karada kimsesiz ve çaresiz kalmış. Güvende. Kimsesiz ve çaresiz. Çaresiz. Sorunlardan uzak.

High and mighty : Azametli. Kendini beğenmiş. Tepeden bakan. Mağrur. Kurumlu. Kibirli. Kaba. Gururlu.

İngilizce High and low Türkçe anlamı, High and low eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak High and low ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Allover : Her yönde. Bir şeyin tamamını kapsayan. Tüm yüzeyde görünen (ayrıca all-over). Her yönden.

All and sundry : Her biri. Cümbür cemaat. Hepsi.

Everywhere : Her yere. Dağ taş. Yedi mahalle. Sağda solda. Her yer. Her taraf. Yedi iklim dört bucak.

Anywheres : Hiçbir yere. Herhangi bir yer. (herhangi) bir yerde. Her yer. Nerede olursa olsun. Herhangi bir yerde. Bir yerde. (herhangi) bir yere.

On all sides : Dört bir taraftan. Etrafı çevrilmiş. Dört bir tarafı. Dört bir yanı. Her taraftan.

Anybody : Herhangi bir kimse. Kimse. Herhangi birisi. Kim olursa. Hiç kimse. Herhangi biri. Birisi. Kim olsa.

All the world : Bütün dünya. Elalem. Dünya alem. Cümle alem.

Alls : Tümü. Her şey. Tümünü. Katışıksız. Ne var ne yoksa. Bütün. Tüm. Hepsi.

All hands : Takım itfaiye çıkışı. Tekmil tayfa. Gemi personelinin tümü.

All the world and his wife : Bütün sosyete. Cümbür cemaat. Yediden yetmişe herkes. Bir sürü insan. Tüm sosyete. Bütün insanlar. Sosyete dünyası.

High and low synonyms : all, every one, anywhere, on all hands, allovers, anyone, each and every one, every damned one, everyone, all over the place, anybodies, every man jack, all overs, all over the land, on every side, every which way, everyplace, far and near, all over, abroad, far and wide, anyplace, everybody, right and left, at every turn.