Hilat nedir, Hilat ne demek

Hilat; tarih alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Kaftan

Hilat hakkında bilgiler

Kaftan (← Farsça خفتان), üste giyilen, kumaştan yapılan, uzun, süslü ve astarsız elbise, hilat. Üzerine cübbe giyilirdi. Kaftanlar cins ve nevilerine göre murabba, keçe, çuha gibi isimler alır. Kaftanların kıymetleri, renk, şerit ve düğmelerinden anlaşılırdı. Ağır kıymetli kumaştan yapılanların önü ve kolları altın telli şeritler ve kordonlarla süslenirdi. Kadifeden yapılan vezir kaftanları ise kıymetli düğmeli, sırma şeritli olur ve kışın üzerine samur kürk geçirilirdi. Yeniçeriler, entariler üzerine kaftan giyer, yürürken zorluk vermemesi için eteklerini toplayıp bellerine sokarlardı. Bunlara dolama denilirdi. Osmanlılarda, önemli hizmetler görenleri mükafatlandırmak için, padişah tarafından kaftan hediye edilirdi. Kumandanlara bir imtiyaz verildiği zaman, buna işaret olarak kılıç ve kaftan verilirdi. Padişah tarafından Mekke Şerifi ile başkalarına ihsan olunan kaftanları giydirene kaftan ağası denirdi.

Hilat tanımı, anlamı

Hila : Tahıl kurutmaya ya da ağaçtan meyve silkelemeye yarayan büyük çarşaf. Hile, tuzak

Hilat giydirmek : Padişahın sadrazamlara, vezirlere ve daha başka devlet ileri gelenlerine; bunların da, daha küçük aşamada, olanlara, yüceltmek ve ödüllemek için, değerli kumaş ya da kürkten yapılmış bir kaftan giydirmeleri.

 

Mükafatlandırmak : Ödüllendirmek.

Mükafatlandırma : Ödüllendirme.

Samur kürk : Sansar veya sincap derisinden yapılmış olan kürk.

Kumandan : Komutan.

Yeniçeri : Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı. Bu asker sınıfından olan er.

Görenler : Şanlıurfa kenti, Yardımcı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kıymetli : Değerli.

Astarsız : Astarı olmayan.

Şeritler : Vücutları şerit biçiminde ve parçalı olan, asalak olarak insan veya hayvanların bağırsaklarında yaşayan yassı solucanlar takımı, şeritgiller.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

İmtiyaz : Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık. Gedik. Fabrika kurmak, maden işletmek vb. için bir kişi veya kuruluşa devlet tarafından verilen özel izin.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Murabba : Dört şeyden oluşan, dörtlü. Dört dizeli bentlerden oluşan divan edebiyatı şiiri. Kaynatılıp kıvama geldikten sonra dondurulan meyve suyu tatlısı. Kare. Terbiye edilmiş.

Kumanda : Komuta. Elektronik aygıtları belli bir uzaklıktan yönetmeye yarayan kablosuz alet.

Mükafat : Ödül. Değerlendirici, sevindirici davranış. Sevindirici haber.

Padişah : Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.

Düğmeli : Düğmesi olan. Düğme ile tutturulan.

Şeritli : Şeridi olan.

Diğer dillerde Hikayeleme anlamı nedir?

Osmanlıca Hikayeleme : tahkiye