Himatyon nedir, Himatyon ne demek

Himatyon; Gösteri alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Antik Yunan tragedyasında asal giysi sayılan kiton'un üzerine giyilen uzun pelerin. bk. klamos.

Himatyon anlamı, kısaca tanımı

Tragedya : Trajedi

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Pelerin : Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir tür üstlük.

Sayılan : Vergi.

Klamos : Antik Yunan tiyatrosunda asal giysi üzerine giyilen kısa pelerin. bk. himatyon.

Giyile : Karda batmadan yürümeyi sağlayan ortası iple kafes şeklinde örülü, ağaç çerçeveli bir çeşit ayakkabı.

Kiton : Yumuşakçalar (Mollusca) dalının, ilkel yumuşakçalar (Amphineura) sınıfından, yassı ve sobe biçiminde olan vücudunun sırt bölgesinde 8 geniş plâktan yapılmış, kenarında pullar bulunan mantolu bir cins. Antik Yunan tragedyasında oyuncuların asal giysisi. Boyundan ayak bileklerine dek yumuşak kıvrımlarla dökülen giysi. Yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin, ilkel yumuşakçalar (Amphineura) sınıfından, yassı biçimli vücudunun sırt bölgesinde 8 geniş plakayla kenarında pullar bulunan mantolu bir cins. :Yunan tiyatrosunda oyuncuların giysilerine verilen ad. Bunlar ayak bileklerine kadar inen gömlek biçiminde giysilerdir. (Chiton), Çokgözelilerden yumuşakçalar (Mollusca) dalının ilkel-yumuşakçalar (Amphineura) sınıfından bir tür. Yassı ve söbe biçiminde olan vücudunun sırt bölgesinde 8 geniş plâkdan yapılmış bir kabuk bulunur. Manto kenarında pullar vardır.

 

Peler : Siyah kaput bezinden yapılmış başörtüsü. Çamaşır sepeti. Duvarı, yağmur ve benzerleri şeylerin etkisinden korumak için yapılan kamış saçak.

Sayıl : Deniz kıyısı. Ermiş, bilen, vâkıf. Dilenci. Yöney ve gereyler gibi, birkaç bileşkenli ya da öğeli olmayıp tek bir sayı ile belirlenen nicelik. Yalnızca büyüklüğü ile belirlenen, doğrultu özelliği olmayan (nicelik). Bir oyutun (çoğunlukla da R ya da C oyutunun) öğelerinden biri. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. “Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir isim”.

Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Asal : Esasla ilgili, asıl ve temel olanla ilgili, esasi.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

 

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Yuna : Belleme (II).

Anti : Yunanca karşı anlamında ön ek. Karşı, zıt.

Pele : Enli meşin ve kösele parçası. Oyunda merkez sayılan yer, kale.

Diğer dillerde Himalaya monal sülünü anlamı nedir?

İngilizce'de Himalaya monal sülünü ne demek ? : himalayan monal pheasant