Hinders türkçesi Hinders nedir

Hinders ingilizcede ne demek, Hinders nerede nasıl kullanılır?

Hinder : Engel olmak. Tebelleş olmak. Engellemek. Mani olmak. Set çekmek. Alıkoymak. Köstek olmak. Aksamak. Sonraya kalmak. Aksatmak.

Hinderance : Engelleme. Engel. Mani (hindrance olarak da yazılır). Önüne geçme. Set. Erteleme.

Hindered : Engel olmak. Aksatmak. Engellenmiş. Aksamak. Alıkoymak. Engellemek. Sonraya kalmak.

Hinderer : Engelleyen kimse. Aksatan kimse.

Hinderers : Aksatan kimse. Engelleyen kimse.

Hind legs : Arka ayaklar. Arka bacaklar.

Drop a hind : İmada bulunmak.

Hind : Geride olan. Arka. Arkadaki. But. Art. Geri. Dişi geyik.

Hindbrain : Beyincik ve medulla oblangata'dan oluşan ve temel vücut faaliyetleri ile ilgili olan beynin bir bölgesi. metensefalon. Beyin arkası. Beynin arka kısmı (anatomi terimi). Artbeyin. Arka beyin. Art beyin.

Hind quarter : Dört bacaklı hayvanların arka iki bacak çifti. But. Bir hayvanın arka bölümü. Arka kısım.

İngilizce Hinders Türkçe anlamı, Hinders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hinders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Avert : Gidermek. Başka tarafa çevirmek. Meydan vermemek. Yön değiştirmek. Defetmek. Bertaraf etmek. Önüne geçmek. Önlemek. Olmasını önlemek.

 

Disadvantage : Zarar. Sakınca. Yarar yitimi. Dezavantaj. Çekince. Kusur. Götürü. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler. Kayıp.

Hobble : Topallamak. Köstek vurmak. Topallama. Topal etmek. Duraksamak. Bukağı vurmak. Atlarda hareketsizliği sağlamak amacıyla bukağılık bölgesine uygulanan halka biçimindeki aygıt. Aksayarak yürümek.

Damming : Zapt etmek. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. Hazne. Engel. Baraj. Kent. Büğemek. Baraj yapmak.

Averted : Bertaraf etmek. Başka tarafa çevirmek. Önlemek. Gidermek. Meydan vermemek. Yön değiştirmek. Defetmek. Olmasını önlemek. Menetmek.

Baffles : Boşa çıkarmak. Önlemek. Şaşkına çevirmek. Zor gelmek. Bozmak. Şaşırtmak.

Cast a damp over : Engel çıkarmak.

Halts : Durmak. Sendelemek. Tökezlemek. Tereddüt etmek. Kesmek. Duraksamak. Durdurmak. Topallamak. Tereddüd etmek.

Balking : Ayak diremek. Duraksamak. Kaçınmak. İnatla yürümemek. İnat etmek. Katılmama.

Shackling : Kelepçeleme. Zincire vurmak. Zincirleme. Elini kolunu bağlamak. Zincirlemek. Kelepçelemek.

Hinders synonyms : hamstring, keep, blanket, estops, baulking, obstructs, balk, obstruct, barricading, circumvented, bank up, abducting, forbid to, averts, enfettered, hampers, disrupts, shackle, put a crimp in, damming up, hamstringing, hamper, hamstrings, fettering, draw the line, constrain, baulked, hindering, hinder, abduct, interdiction, abducts, entrammel.

Hinders zıt anlamlı kelimeler, Hinders kelime anlamı

Let : Dirmek. Bırakmak. Meydan vermek. Koyuvermek. Kiraya verilmek. Müsaade etmek. Koyvermek. Vermek. İhale etmek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı.

 

Free : Rahatlatmak. Parasız. Serbest bırakmak. Özgür. Bağımsız. Muaf. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Erkin. Beleş.

Advantage : Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma. Üstünlük. İntifa. Yarar. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Üstünlük sağlayan şey. Fayda. İyilik. Getiri. Menfaat.