Hoarstone türkçesi Hoarstone nedir

Hoarstone ingilizcede ne demek, Hoarstone nerede nasıl kullanılır?

Hoarse : Boğuk. Kısık. Çatal (ses). Boğuk sesli. Çatlak. Kısık sesli. Çatal sesli.

Hoarsely : Boğuk bir sesle. Boğuk sesle. Kısık olarak. Kısık sesle.

Hoarsen : Boğuklaştırmak. Çatallaştırmak. Çatlatmak (ses). Boğuklaşmak. Çatallaşmak.

Hoarsened : Çatallaşmak. Boğuklaşmak. Çatallaştırmak. Çatlatmak (ses). Boğuklaştırmak.

Hoarseness : Ses boğukluğu. Boğukluk. Kısıklık. Tutukluk. Ses kısıklığı. Boğuk seslilik.

Talk oneself hoarse : Dilinde tüy bitmek. Sesi kısılıncaya kadar konuşmak.

Hoarsest : Boğuk. Çatal (ses). Kısık. Çatlak. Çatal sesli. Boğuk sesli. Kısık sesli.

Hoarsening : Çatallaşmak. Çatallaştırmak. Boğuklaşmak. Boğuklaştırmak. Çatlatmak (ses).

Hoarsens : Boğuklaşmak. Boğuklaştırmak. Çatlatmak (ses). Çatallaşmak. Çatallaştırmak.

Get hoarse : Boğuklaşmak. Sesi kısılmak.

İngilizce Hoarstone Türkçe anlamı, Hoarstone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoarstone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cusp : Dilim. Uç. Sivri uç. Doruk. Zirve. Kıyı çıkıntısı. Sivri uçlu. Birleşme noktası. Sivri çıkıntı.

 

Breakthroughs : Bilimde büyük buluş. Yenilik. İlerleme. Çığır açan buluş. Buluş. Büyük buluş. Kısıtlamalara karşı istisnalar. İyileştirme. Cepheyi yarıp geçme.

Crisis : Bir oyunda gerilimin ve ilginin arttığı, işlerin karıştığı, çapraştığı yer. düğüm öğesi çatışmalardan, çevrilen dolaplardan, birtakım gizlerden elde edildiği gibi, kişilerin karakter özellikleriyle de yaratılabilir. Kriz. Badire. İktisat, sosyoloji, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bunalım. Olayların alışılmış ya da beklenen sırasında görülen herhangi bir bozulma. alışkanlık ya da ölçülerin değişen koşullara uygun düşmemesi sonucu bireyin, toplumsal kümenin ya da toplumun, yeni koşullara uygun alışkanlıklar, ölçüler oluşturması zorunluluğunun ortaya çıkması. Hastalığın dönüm noktası, hastanın iyileşeceği veya öleceğinin belli olduğu an. aniden gelişen şiddetli belirtilerle ayırt edilen nöbet, hastalık nöbeti. Düğüm. Buhran.

Climacteric : Menapoz. Yaş dönümüyle ilgili. Bunalımlı. Menopoz. Kritik dönem. Kritik. Menapozla ilgili. Yaş dönümü. Hassas.

Herm : Büst sütunu. Kare biçiminde taş sütun.

Climacterics : Kritik dönem. Bunalımlı. Yaş dönümü. Menapoz. Kritik. Menapozla ilgili. Menopoz. Hassas. Yaş dönümüyle ilgili.

Climax : Orgazm. Doruğa ulaştırmak. Doruk noktası. Düğüm. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Doruk. Klimaks. Orgazma ulaşmak. Bir dramatik yapıtta, serimden sonra, olguların birbiriyle çatıştığı, çatallaştığı, içinden çıkılmaz gibi görünen tıkanıklıklar yarattığı, gerilimli noktalar. Doruk nokta.

 

Catastrophe : Felaketle sonuçlanan olay. Oyunun sonlarında ortaya çıkan durum: tragedyada kahramanın yok olmasını, komedyada ise entrikanın çözülmesini gerektiren olay. Felaket. Facia. Tragedyada oyunun sonlarına doğru, kahramanın yok oluşunu, komedyada ise dolantının çözümlenmesini ortaya çıkaran olay. Kadastrof. Fecaat. Afet.

Landmark : İşaret. Konuda geçen önemli nokta. Röper. Sınır taşı. Doğal sınır işareti. Uzaklardan kolaylıkla fark edilen (topografik özellik veya yüksek bina vb). Kent simgesi. Yön bulma işareti.

Boundary marker : Bir sınırı belirleyen işaret.

Hoarstone synonyms : boundary stone, scour, scrub, climaxing, climaxed, decisive moment, crises, climaxes, breakthrough, end point, catastrophes, crossroad, sandstone.

Hoarstone ingilizce tanımı, definition of Hoarstone

Hoarstone kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A landmark. A stone designating the bounds of an estate.