Hotaklamak nedir, Hotaklamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Azarlamak.

Birine batacak söz söylemek, iğnelemek.

Hotaklamak anlamı, kısaca tanımı

Hota : Şaka. Çocukların kaydırak oyunlarında, çengelli sopalarla oynadıkları oyunlarda ortaya koydukları yuvarlak ağaç, taş ya da kemik. Yaşa anlamında beğeni ünlemi. Başıboş gezen hayvan. Kabadayı. Kaydırak oyununda ortaya konan taş, ağaç, kutu ve benzerleri nesneler

Hotak : Kağnılarda boyunduruğun gerisinde, öküzün boynuna oturup öküzü süren çocuk. Çocukların kaydırak oyunlarında, çengelli sopalarla oynadıkları oyunlarda ortaya koydukları yuvarlak ağaç, taş ya da kemik. Boynuzsuz hayvan. Hindi. Baş, kafa. Toplu, bir arada. Hayvan tırnağı. Kısa boylu kişi. Leblebi.

İğnelemek : İğne ile tutturmak. Üstü kapalı olarak onur kırıcı, üzüntü verici söz söylemek.

Azarlamak : Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.

Söylemek : Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.

İğneleme : İğnelemek işi.

Azarlama : Azarlamak işi, paylama.

Söyleme : Söylemek işi.

 

Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.

Bata : Arapça kökenli battâl: Büyük, işe yaramaz (Erzincan Merkez). Bu yıl: Bâta yağış fazla oldu. Bu kere, bu kez: Bâta unumuz iyi üvündü.

İğne : Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Oltanın ucundaki küçük çengel. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Dokunaklı söz. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Bazı araçların ucu sivri parçaları.

Azar : Paylama.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Söz : Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.

Diğer dillerde Hot tone anlamı nedir?

Osmanlıca Hot tone : sert ton