Hula nedir, Hula ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sevinç bildiren bir ünlem.

Hula ile ilgili Cümleler

  • Jale bir hula dansçısı.
  • Ali bir hula hup aldı.

Hula hakkında bilgiler

Hula dansı, Hawai Adaları'na özgü bir dans türüdür. İki tür hula dansı vardır. Biri ilahiler ve geleneksel müzik aletleri eşliğinde yapılır. Buna "kahiko" adı verilir. Diğeriyse şarkı ve gitar eşliğinde yapılır. Buna ise "auana" denir. Hula dansı "Halau" denen özel okullarda öğretilir. Bu dansı öğreten öğretmenlere "kumu hula" denir. Kumu, 'bilginin kaynağı' anlamına gelir.Ayrıca bu danslar türünde tanrıçılara özel dansar vardır.

Hula tanımı, anlamı

Hula dansı : Bugünkü hula dansıyla yalnızca ad benzerliği olan; oyuncuları gizli derneklere benzer derneklerde yetiştirilen, tanrılar ve başkanlar onuruna yapılan, Havai yerlilerinin bir zamanlarki dinsel kökenli, ulusal dansları

Hulagu : Kula tüylü at. İlhanlılar Devletinin kurucusu olan hükümdar.

Hulahula : Çok kalabalık.

Hulak : Bostan kulübesi. Dağ, mera veya bağda yapılan tek odadan ibaret barınak. Çocukların, toprak ve taştan oyuncak olarak yaptıkları ev ve benzerleri 4-5 bağlık mısır saplarından yapılan yığın.

Hulam : Mısır koçanı.

Hulamak : Ulumak.

Hulanmak : Huy edinmek, âdet edinmek.

Hulasa : Komik, gülünç (şey).

 

Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

Özel okul : Devlet yönetiminden ayrı, mülkiyeti kişiye veya bir özel kuruluşa ait eğitim öğretim yeri.

Öğretmen : Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, hoca, muallim, muallime.

Öğretme : Öğretmek işi.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Öğreti : Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin.

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Diğeri : Ötekisi, başkası.

Bilgin : Bilimsel bir konuda çok bilgisi olan kimse, bilimci, âlim.

Türüdü : 1.Başkasının sırtından geçinen. 2.Sonradan görmüş. 3.Saygısız, haylaz, serseri. 4.Soyu sopu belli olmayan. Hırsız.

Sevinç : İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku.

Diğer dillerde Hukuki sermaye anlamı nedir?

İngilizce'de Hukuki sermaye ne demek ? : judical capital