Hulak nedir, Hulak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bostan kulübesi.
Dağ, mera veya bağda yapılan tek odadan ibaret barınak.
Çocukların, toprak ve taştan oyuncak olarak yaptıkları ev ve benzerleri 4-5 bağlık mısır saplarından yapılan yığın.
Hulak anlamı, kısaca tanımı
Hula : Sevinç bildiren bir ünlem
Oyuncak : Oyun aracı. Önemsiz ve kolay iş. Başkaları tarafından bir araç gibi kullanılan, hiçe sayılan güçsüz kimse.
Barınak : Barınılacak yer, melce.
Kulübe : Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.
Taştan : Taş gibi güçlü.
İbaret : Oluşan, meydana gelen.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Bağlık : Bağ yeri, üzüm bağları çok olan yer.
Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Sapla : Saplı su tası, maşrapa.
Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.
Bağda : Ayağa vurulan, ipten, ağaçtan veya demirden yapılan köstek. Çelme, güreşte bacak atma: Hasan pehlivan yaman bağdacıdır. Engel, güçlük: Oğlanın düğün işi bağda oldu harmanları gecirgettik. Kement, bağ, düğüm. Yürüme çağına gelen çocukların yürüyememe durumu. Buğday. Çelme: Ne bağda atıyon?. Güreşçi çelmesi, sarma.
Barın : Göğüs: Barnıma bir yumruk vardu. Öküzleri otlatma, doyurma. Çekinlerin çarpışma olaylarında gösterdikleri kesit alanlar için kullanılan ölçü birimi. Bütün, hep. Güç, kuvvet. Göğüs. Diyarbakır şehrinde, Kulp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
Topra : Torba.
İbare : Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz.
Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri.
İbar : Yılan kokusu.
Diğer dillerde Hukuki sermaye anlamı nedir?
İngilizce'de Hukuki sermaye ne demek ? : judical capital

Bu kısımda Hulak nedir? Hulak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hulak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hulak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.