İki çenekliler nedir, İki çenekliler ne demek

İki çenekliler; bir bitki bilimi terimidir.

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. di: iki; kotyledon: kadeh şeklinde boşluk) İki kotiledonu olan embriyo ve böyle bitkiler. Dikotiledon.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Çift çenekliler.

İngilizce'de İki çenekliler ne demek? İki çenekliler ingilizcesi nedir?:

dicotyledonous, dicotyledone

İki çenekliler hakkında bilgiler

İki çenekliler ya da ödikotlar (Latince: Eudicotidae), embriyonlarında iki çenek (kotiledon) bulunan bir çiçekli bitkiler grubudur.

Yaklaşık 199.350 (IUCN sistemine göre) türle temsil edilirler. Çiçekli bitkilerden tek çenekliler, iki çeneklilerden farklı olarak, tek embriyonik yaprak (çenek) içerirler. Genel olarak otsu ve odunsu özelliklerdir. Tek yıllık, iki yıllık ve çok yıllık olabilirler. İletim demetleri dairesel dizilişlidir. Çok yıllık olanların iletim demetlerinde floem ile ksilem arasında bulunan kambiyum sayesinde sekonder kalınlaşma görülür. Yapraklar geniş olup, ağsı damarlanma gösterirler. Çiçek parçalarının sayısı çok değişiktir. Çiçek örtüsü (periant), çanak yaprak (sepal) ve taç yaprak (petal) olarak farklılaşmıştır. Tohumları iki çenek (kotiledon) bulundurduğu için dikotil bitkiler olarak adlandırılmışlardır. Ana kök iyi gelişmiştir ve üzerinde sekonder kökler bulunur.

 

Buxales - Proteales - Ranunculales - Sabiaceae - Trochodendrales

İki çenekliler tanımı, anlamı:

Tohum : Spermatozoit. Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Soy sop, döl, nesil, sülale. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey.

Çenek : Tohumda embriyoyu kaplayan etli bölüm. Böceklerde ağzın iki yanında bulunan parçalayıcı sert organ. Kuşların gagasını oluşturan alt ve üst bölümlerden her biri.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Çenekli : Çeneği olan.

Çene : Çok konuşma huyu, gevezelik. Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık.

 

Kapalı : Açık olmayan (giyecek). Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Geçilmez durumda olan. Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. İçe dönük yaradılışta olan. Bulutlu, karanlık (hava). Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

Tohumlu : Tohumu olan. Tohumla üreyen.

Sınıf : Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü.

Embriyo : Oğulcuk.

Çiçekli : Çiçeği veya çiçek resimleri olan.

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

Sistem : Düzen. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Model, tip. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Yol, yöntem.