İki parçalı pul nedir, İki parçalı pul ne demek

Teknik terim anlamı:

Ayakkabıların, yemenilerin yan kısımlarını sağlamlaştırmak için kullanılan erkek ve dişi iki bodur, küçük çivicikten oluşan düzen. (Maraş).

İki parçalı pul tanımı, anlamı

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya)

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Parçalı : Birden çok parçadan oluşmuş. Mobilyacılıkta, parçalara ayrılarak yeniden başka biçimlerde oluşturulabilen, modüler.

Pul : Posta parası karşılığı mektup zarfı, kartpostallara ve damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası. Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık. Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık. Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt. Akçeden küçük metal para. Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri. Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık. Küçük ve ince tabakacıklar. Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık.

 

Sağlamlaştırmak : Sağlam bir duruma getirmek, pekiştirmek.

Sağlamlaştırma : Sağlamlaştırmak işi.

Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

Ayakkab : Ayakkabı.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

Yemeni : Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. Bir tür hafif ve kaba ayakkabı.

Çivici : Çivi satan kimse. Topu sert olarak karşı alana dikine indiren oyuncu.

Yemen : Ayakkabı. Sağ, sağ taraf. Mutluluk.

Maraş : Hıyarın topak, yamru yumru çeşidi. Kahraman Maraş.

Kısım : Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü. Kol.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

 

Bodur : Enine göre boyu kısa ve tıknaz.

Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Diğer dillerde İki ön dişliler anlamı nedir?

İngilizce'de İki ön dişliler ne demek ? : diprotodonts