İktisadi bütünleşme nedir, İktisadi bütünleşme ne demek

İktisadi bütünleşme; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

İki ya da daha fazla ülkenin iktisadi, mali ve sosyal alanlarda ortak politika izlemeleri. karşılığı gümrük birliği, iktisadi birlik, parasal birlik, ortak pazar.

İktisadi bütünleşme tanımı, anlamı

İkti : Annesi öldüğü için başka koyun emmeye alıştırılan kuzu ya da oğlak. Çobana alışkın hayvan. Açgözlü. Annesiz babasız büyüdüğü için arsız olan kişi. [Bakınız: ekti]

İktisad : Tutum.

Bütün : Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

Bütünleşme : Bütünleşmek işi, entegrasyon.

İktisadi : Ekonomik.

İktisadi bütünleşme kuramları : İktisadi bütünleşmelerin oluşumunu ve etkilerini inceleyen kuram.

İktisadi birlik : Üyeler arasındaki ticarette tüm engellerin kaldırılarak üçüncü ülkelere karşı ortak bir ticaret politikasının uygulandığı, emek ve sermayenin serbest dolaşımının sağlandığı; para, maliye ve vergi politikalarının uyumlaştırıldığı ve ortak tek bir paranın kullanıldığı iktisadi bütünleşmenin en ileri aşaması. karşılığı gümrük birliği, ortak pazar, tercihli ticaret anlaşması, serbest ticaret bölgesi.

Gümrük birliği : Belli ülkeler arasında gümrük vergilerini kaldıran, üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi uygulamalarını öngören ekonomik bütünleşme.

 

Parasal birlik : Birden çok ülkenin tek bir para birimini ortak paraları olarak kabul etmeleri.

İktisadi mal : Gereksinmeleri karşılama özelliğine sahip ve kıt olan, diğer bir deyişle alım satım işlemi sırasında fiyatlandırılan her türlü nesne. karşılığı serbest mal.

Ortak pazar : Gümrük birliğinin daha ileri bir aşaması olup üye ülkeler arasında emek ve sermaye gibi üretim faktörlerinin de serbestçe dolaşımının sağlandığı iktisadi bütünleşme aşamalarından biri. karşılığı gümrük birliği, iktisadi birlik, tercihli ticaret anlaşması, serbest ticaret bölgesi.

Politika : Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

Parasal : Para ile ilgili, para bakımından, mali, nakdî, akçasal.

Politik : Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.

Sosyal : Toplumsal.

İzleme : İzlemek işi, takip.

Gümrük : Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu. Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

 

Diğer dillerde İktisadi bütünleşme anlamı nedir?

İngilizce'de İktisadi bütünleşme ne demek ? : economic integration, deep integration, deep integration economic