İlenger nedir, İlenger ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Geniş ve çukur tencere.
Büyük kazan.
Teknik terim anlamı:
Büyük, bakır yemek kabı.
Kirman. (Yassıören Senirkent Isparta).
İlenger anlamı, tanımı
İlen : Leğen. İle. İli, beraber, birlikte, ... leyin; -le, -likle
İlengere : Yünü eğirmeye yarayan araç, kirmen.
İlengeri : Büyük, yayvan kap, lenger.
Yassıören : Adana şehri, Tuzla nahiyesine bağlı bir yer. Afyon şehri, Başmakçı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ankara ilinde, Kazan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Balıkesir kenti, Dursunbey ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Isparta şehrinde, Senirkent belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İstanbul şehri, Boyalık bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehrinde, Derbent belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Zonguldak şehri, Devrek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Senirkent : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Tencere : İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap.
Kirman : Elde yün eğirmeye yarayan araç. Sonbaharda biçilen ot, güz çimeni. Topaç. Yün, iplik eğirmeye yarayan araç. Güzün sulu çayırlık yerlerde yetişen körpe çimen; bunu yiyen koyunların 'kepeneyh' hastalığına yakalandığı sanılır. [Bakınız: kirmen]. Hisar, kale.
Bakır : Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.
Yassı : Yayvan ve düz.
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
Senir : İki dağ arasındaki sırt.
Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.
Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.
Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
Kabı : Kapı.
Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
Seni : Yüksek, yüce.
Ispa : Toprak ürünlerinden vergi alan.
Diğer dillerde İleksantin anlamı nedir?
İngilizce'de İleksantin ne demek ? : ilexanthin

Bu kısımda İlenger nedir? İlenger ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İlenger tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İlenger hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.