İliç nedir, İliç ne demek

İliç; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Erzincan iline bağlı ilçelerden biri

Yerel Türkçe anlamı:

Uçları koparılan çam ağacı sürgünlerinden akan su.

Çam kabuğunun altında bulunan tatlımsı, yenilebilir ince tabaka.

İliç hakkında bilgiler

İliç ilçesi. Erzincan'a bağlı olan 8 ilçeden biridir.

1997 yılında İlçe Merkezinin nüfusu 2473’dür 1997 genel nüfus sayımında köyleri ile birlikte 6696’dır.

2000 yılı ilçe merkez nüfusu 2418 köyler ile birlikte toplam nüfusu 7682 dir. İlçe merkez nüfusunda genel olarak 1980-1985 yılları arasında 5.40% 1985-1990 yılları arasında 45.64% artış, 1990 – 1997 yılları arasında 21.4 90%, 1997 – 2000yılları arasında ise 2.2% azalma görülmektedir. Köylerde ise 1980-1985 yılları arasında 15.85% azalma, 1985-1990 yıllarında 14.13% artış 1990 – 1997 yılları arasında % 46.86 azaldığı, 1997 – 2000 yılları arasında ise nüfusun 20.4 arttığı görülmektedir. Aslında ilçe merkezinde ve köylerinde görülmekte olan bu nüfus her geçen gün düşmekte ve nüfus azalması gündeme gelmektedir.

Nüfusun 33%'ü ilçe merkezinde, 67% si ise köylerde ikamet etmektedir. Köylerinden bazıları; Yaylapınar (Hanege), Boyalık, k.dapur, b.dapur, b.gümüşlü, k.gümüşlü, Danzı (Özlü), Sokkova (Bozçalı), akçayazı, kuran, çayırlı, göske, leventpınar, çatalsöğüt ve Çobanlı'dır.

 

İliç kısaca anlamı, tanımı:

Erzincan : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Merkez : Belirli bir yerin ortası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Bir işin öğretildiği yer. Biçim, tarz. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri.

Nüfus : Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon. Kişi.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen.

Sayım : Sayma işi, tadat.

Birlik : Bir arada olma durumu, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Artış : Artma işi, artım.

 

Bağlı : Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir bağ ile tutturulmuş olan. Kapatılmış olan, kapalı. Sınırlanmış, sınırlı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.