İnletmek nedir, İnletmek ne demek
İnletmek tanımı, anlamı:
Çın çın inletmek : Gür ve keskin ses çıkarmak.
Yeri göğü inletmek : Yüksek sesle ve olanca güçle bağırmak.
İnleme : İnlemek işi.
Açmak : Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Savaşla almak, fethetmek. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Engeli kaldırmak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Alanını genişletmek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yapmak, düzenlemek. Yarmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alışverişi başlatmak. Ferahlık vermek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Görünür duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Beğenmek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Geçit sağlamak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek.
Eziyet : Sıkıntı veya güçlük. Zulüm.
Vermek : Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Sahip olmasını sağlamak. Bırakmak veya bağışlamak. Doğurmak. Tespit etmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Ödemek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Dayamak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Satmak. Ayırmak, harcamak. Kazandırmak, katmak. Ondan bilmek, atfetmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Yaymak.
Çektirmek : Çekme işini yaptırmak. Birini sıkıntılı duruma sokmak, içinden çıkılamaz duruma düşürmek.
Yol : Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Gidiş çabukluğu, hız. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Hile, tuzak. Yolculuk. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Kez, defa. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Kumaşta bulunan çizgi.
Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.
Diğer dillerde İnletmek anlamı nedir?
İngilizce'de İnletmek ne demek? : to cause to groan; to make resound; to oppress, to persecute
Rusça'da İnletmek : v. томить, терзать, истерзать


Bu kısımda İnletmek nedir? İnletmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İnletmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İnletmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.