İnorganik peroksit nedir, İnorganik peroksit ne demek

İnorganik peroksit; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Peroksi grubu içeren, -O-O-, veya en yüksek yükseltgenme basamağında bir element içeren (peroklorik asit, HClO4 gibi) inorganik bileşik.

İnorganik peroksit anlamı, tanımı

İnorganik : Cansız olan. Organik olmayan, anorganik. Organlardaki bozukluktan ileri gelmeyen hastalık. Hücrelerin cansız bölümleri

Peroksit : Birleşiminde normal oksitlerden daha çok oksijen bulunan oksitlerin genel adı.

Yükseltgenme basamağı : Bir atomun, diğer atomlarla birleşerek moleküller ya da çok atomlu iyonlar oluştururken kaybettiği, kazandığı ya da ortaklaştığı elektron sayısı.

Yükseltgenme : Oksitlenme.

Yükseltgen : Kendi kolayca indirgenirken karşısındaki kimyasal özdeği yükseltgeyebilen özdek. [Bakınız: yükseltgen madde]. Yükseltgeme yapan özdek.

Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Yüksel : “Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle” anlamında kullanılan bir isim”. Afyon kenti, Dinar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Basama : Çocuk yürütme arabası.

Elemen : Elek. Elek. (Emirdağ Afyonkarahisar). Değirmen eleği. (Kandilli Bilecik; Yüreğil Kütahya). Bolu kenti, Gökçesu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Eleme : Elemek işi, eliminasyon. Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı.

İçere : İçeri.

İçer : Oda, oturma odası.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Elem : Acı, üzüntü, dert, keder.

Basa : Fazla, baskın, üstün: Yemeğe yağı kısa, tuzu basa koy. Arkasından, hemen sonra: Ahmedin izi basa ben de geldim. Fazla, üstün, baskın. Arka.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Diğer dillerde İnorganik peroksit anlamı nedir?

İngilizce'de İnorganik peroksit ne demek ? : inorganic peroxide