İnterlökinler nedir, İnterlökinler ne demek

İnterlökinler; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bağışıklık sistemini uyaran ve hücrelerarası haberleşmeyi sağlayan, en az 13 adet alt tipi bulunan, makrofajlar, B ve T lenfositler tarafından antijenik ve mitojenik uyarımlar sonucu üretilen antikor tabiatında olmayan bir grup protein, İL.

İnterlökinler tanımı, anlamı

İnter : Ara, arasında

İnterlökin : Lökositlerden salınıp lökositler arasında etkileşim yapan sitokinler.

Bağışıklık sistemi : Vücuda zarar verebilecek yabancı maddeleri tanıyan ve yok etmeye çalışan hücre ve organlar, immün sistem. Organizmaya dışarıdan giren yabancı maddelere, antijenlere karşı hedef teşkil eden ve onların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayan T ve B lenfositler, plazma hücreleri ve makrofajların yer aldığı sistem, immün sistem. Lenf yumrusu, tonsilla, timüs, dalak, kanla ilgili düğüm, kanla ilgili-lenf yumrusu ve mide-bağırsak dokusunun bağ dokusundaki lenf folikülleri bağışıklık sisteminin oluşumlarıdır.

T lenfositler : Özel moleküllü hücre almaçlarını içeren, hücresel bağışıklığın oluşumunu sağlayan, timüste olgunlaşan, yüzeylerinde yardımcı uyarıcı moleküller taşıyan ve özel granül bulunmayan hücreler, T hücreleri. T lenfositler yüzeylerindeki almaçların özelliklerine göre; öldürücü, yardımcı ve baskılayıcı T lenfositler diye üç gruba ayrılarak antikor yapımına yardımcı olmak ve yüzey almaçları makrofajlarla etkilenmesiyle lenfokinleri üretmek gibi görevleri bulunur.

 

Lenfositler : Kanda ve lenfte bulunan, tek çekirdekli, küçük, renksiz, bağışıklık olaylarına giren bir kan hücresi tipi. B lenfositleri, T lenfositleri ve bu grupta sayılan doğal öldürücü hücreler (NK) oarak gruplandırılırlar. Ayrıca plazma zarlarındaki reseptörlere göre ve salgıladıkları sitokinlere göre de alt gruplara ayrılırlar. Lenf hücresi.

Bağışıklık : Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.

T lenfosit : T hücresi.

Haberleşme : İletişim. Yazışma.

Antijenik : Antijen özelliklerine sahip, antijen özellikleri taşıyan.

Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.

 

Lenfosit : Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Antijen : Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Antikor : Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.

Bağışık : Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Tabiat : Doğa. İnsanın büyük abdest bozma kolaylığı veya zorluğu. Doğal özellik. Huy, karakter. Güzeli ayırma melekesi, zevk, beğeni.

Diğer dillerde İnterlökinler anlamı nedir?

İngilizce'de İnterlökinler ne demek ? : interleukines