İntramembranöz kemikleşme nedir, İntramembranöz kemikleşme ne demek

İntramembranöz kemikleşme; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Mezenşim doku yoğunlaşması ve perikondriyumdaki mezenşim hücrelerinin faaliyeti ile kısa kemiklerin büyümesini ve uzun kemiklerin kalınlaşmasını sağlayan, mezenşim hücrelerinin osteoprogenitör hücrelere, bunların da osteoblâstlara ve osteositlere dönüşmesiyle oluşan kemikleşme.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yassı kemiklerde meydana gelen, kıkırdak öncüsü olmaksızın osteoblastların doğrudan kemik oluşturması.

İntramembranöz kemikleşme tanımı, anlamı

İntra : İçinde

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Kemikleşme : Kemikleşmek işi. Kemik dokusunun intramembranöz ya da endokondral olarak meydana gelmesi. Osifikasyon. Kemik dokusunun intramembranöz veya endokondriyal olarak meydana gelmesi, osifikasyon. Osifikasyo perikondriyalis adı verilen intramembranöz ve osifikasyo endokondriyalis adı verilen endokondral yolla kemik dokusu yapımı, ossifikasyon. Dokularda kronik kıkırdak doku yangılarındaki gibi kalsiyum tuzları birikmesi nedeniyle sertleşerek kemik dokusu niteliği kazanma. (karşılık: ossifikasyon), Kemik meydana gelmesi; bağ ve özellikle kıkırdak dokusunun kemişleşme merkezlerinde başlayan ve osteoblastlar araciyle tamamlanan olay.

 

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Osteoprogenitör hücreler : Kemik dokusunu meydana getirmek üzere mezenşim hücrelerinin farklılaştığı, öncü kemik hücreleri. Hücrelerin bir kısmı bölünmeye devam ederken bir kısmı ise osteoblastlara dönüşürler. Bağ doku hücrelerinden farklılaşan, mitotik aktivite göstererek osteoblastlara dönüşen ve kemik matriksini salgılayan hücreler. Periostun iç katındaki periostal hücrelerle kemik iliği boşluğunu döşeyen endostal hücreler osteoprogenitör hücrelerden oluşur.

Perikondriyum : [Bakınız: kıkırdak örtüsü]. Eklem kıkırdakları ve fibröz kıkırdak dışındaki tüm kıkırdakları çevreleyen kıkırdak zarı. Gelişme gösteren kıkırdaklarda dışta kollajen iplik içeren bağ dokusu katmanıyla içte fibroblastlardan oluşan katmanlar bulunur. Kıkırdağı dıştan örten telli bağ dokusu örtüsü.

Kalınlaşma : Kalınlaşmak işi.

Osteoblast : Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi. Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre. Kemik meydana getiren göze; özellikle genç kemiklerde bulunur. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip I) sentezleyen kemik hücresi.

Yoğunlaşma : Yoğunlaşmak işi, konsantrasyon. Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi. Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi.

 

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Mezenşim : Embriyonun mezoderm tabakasından gelişen, daha sonra kas ve bağ dokusunu oluşturan farklılaşmamış hücreler. [Bakınız: mezenkim]. Embriyonun gastrulâ evresinde dış-deri (ektoderm) ve iç-deri (endoderm) arasında meydana gelen bir doku yığını.

Kıkırdak : Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

Kemikler : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Omurgalı hayvanlarda iskeleti yapan ve kemik dokusundan meydana gelmiş oları sert, dayanıklı parçalar. Muğla kenti, Güllük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Osteosit : Olgunlaşmış (lamelli) kemik matriksinde bulunan, Havers kanalı etrafına genellikle halkasal sıralanmış, sitoplazmik uzantılarıyla birbirlerine ya da Havers kanalı ya da Volkmann kanalına uzanarak beslenen, osteoblastların farklılaşmasıyla oluşan esas kemik hücreleri. Kemik dokuyu oluşturan kemik hücreleri. Kemik matriksinin korunmasından sorumlu olan, lakuna içerisinde yer alan ve sitoplazmik uzantıları ince kanalcıklardan oluşan olgun kemik hücreleri, kemik hücresi. Bu hücrelerin kan kalsiyum düzeyinin korunması ve kemik matriksini üretme gibi görevleri bulunur. [Bakınız: kemik gözesi].

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Faaliyet : Canlılık, hareket. Çalışma. İşler durumda olma, etkinlik.

Doğrudan : Aracısız. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.

Dönüşme : Dönüşmek işi, tahavvül. Benzeşme.

Büyüme : Büyümek işi.

Diğer dillerde İntramembranöz kemikleşme anlamı nedir?

İngilizce'de İntramembranöz kemikleşme ne demek ? : intramembranous ossification