İvme nedir, İvme ne demek

  • İvmek işi.
  • Hareket eden nesnenin kısa bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin bu zamana oranı

"İvme" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ankara'da yer çekimi ivmesi 980 santimetre/saniyekaredir."

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Birim zamandaki hız değişimi tutarı; hızın değişim hızı.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Birim zamanındaki hız değişimi.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Hızın zamana göre değişimi.

Bilimsel terim anlamı:

otomobil: Gaz vererek bir arabanın hızını artırma, yükseltme.

gökbilim: Birim zamanda oluşan hız değişimi.

fizik: Devinen bir nesnenin sonsuz küçük bir zamana göre, hızında oluşan artma.

mekanik: a. Belirli bir sürede görülen hızsal değişim. b. Hızın zamana göre türevi.

yapıcılık, mimari: Kimi katışkılarla bağlayıcı özdeklerin katılaşma sürelerinin kısaltılması.

İngilizce'de İvme ne demek? İvme ingilizcesi nedir?:

acceleration, accelaration

Osmanlıca İvme ne demek? İvme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tâ'cil

İvme hakkında bilgiler

Fizikte ivme, hızın zamana göre değişim hızı veya zamana göre türevi olarak tanımlanır. Büyüklüğü uzaklık/zaman2 olan bir vektörel niceliktir ve cismin hem hızının hem de yönünün şiddetlerindeki değişimini gösterir. İvmeölçer yardımıyla ölçülen ivmenin SI birimi metre/saniye²'dir.

 

Genel olarak ivme terimi hızdaki (hız vektörünün şiddetindeki) artış olarak kullanılır; hızdaki azalışa ise yavaşlama denir. Fizikte, hız vektöründeki bir değişim ivme olarak kabul edilir: dairesel harekette, hız vektörünün yönündeki değişim merkezcil (merkeze doğru) ivme'ye yol açar.Bir cismin kazandığı ivmelenme,ona uygulanan kuvvetin kütlesine bölümünün bir fonksiyonudur.

İvme kelimesi köken olarak iv kökünden gelir ve ivedi:acele, iven:acele eden, ivmek:acele etmek gibi kelimelerle aynı ailede bulunur.

İvme anlamı, kısaca tanımı:

İvmek : Çabuk davranmak, acele etmek.

Hareket : Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Devinim. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Yola çıkma. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Davranış, tutum. Deprem. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.

 

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Belirlenmiş olan an. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Dönem, devir. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

İvme kazanmak : Hızlanmak.

Açısal ivme : Açısal hızın birim zamanda değişen niceliği.

İvmeölçer : Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç, akselerometre.

İvmeyazar : Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç, akselerograf.

Nesne : Öznenin dışında kalan her konu, obje. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.

Fizik : Kişinin dış görünüşü. İnsanın doğal yapısı. Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı.

Değişim : Rüzgârın yön değiştirmesi. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme.

Türev : Türemiş veya üretilmiş şey. Bir madde üzerinde yapılmış olan kimyasal işlemler sonucu elde edilen bir başka madde. Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyonun artmasının değişken artmasına oranının limiti. Yapım ekiyle kurulmuş kelime, müştak: Sev-gi, sev-in-mek, göz-lük gibi.

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Diğer dillerde İvme anlamı nedir?

İngilizce'de İvme ne demek? : n. acceleration

Fransızca'da İvme : accélération [la]

Almanca'da İvme : n. Beschleunigung

Rusça'da İvme : n. поспешность (F), ускорение (N)