Jesus türkçesi Jesus nedir

  • Hazreti isa.
  • Mesih.
  • İsa.
  • İsa peygamber.
  • Hz isa.

Jesus ile ilgili cümleler

English: According to the Bible, the Three Kings were guided to Jesus by a shining star.
Turkish: İncile göre, Üç Kıral parlayan bir yıldız tarafından Hazreti İsa'ya yol gösterildi.

English: "Did Jesus walk over water and then turn it into wine?" "No, that's a different story!"
Turkish: "İsa su üzerinde mi yürüdü ve onu şaraba mı dönüştürdü?" "Hayır bu başka bir konu!"

English: Come, Jesus replied.
Turkish: Gel, İsa yanıtladı.

English: As Jesus passed along the Sea of Galilee, he saw Simon and his brother Andrew casting a net into the lake.
Turkish: İsa, Galilee Denizi boyunca geçerken, Simon ve kardeşi Andrew'in göle bir ağ attıklarını gördü.

English: Child, my name is Jesus and I'm your father.
Turkish: Çocuk, benim adım İsa ve ben senin babanım.

Jesus ingilizcede ne demek, Jesus nerede nasıl kullanılır?

Jesus christ : Yüce isa. İsa mesih. Hazreti isa. İsa. İsa peygamber.

Birth of jesus christ : Hıristiyan peygamberi isa'nın doğduğu yıl. Doğuş. İsa'nın doğuşu.

Vicar of jesus christ : Papa.

Lord jesus : Hazreti isa.

Society of jesus : Cizvit.

Jesuit theater : Cezvit tiyatrosu. Xvıı. yüzyıl ortasından xvııı. yüzyıla değin süregelen dinsel öğretim tiyatrosudur; barok tiyatro üslubu ile bir benzerlik taşır. luther'in din reformuna karşı yapılan ve yalnızca katolik ülkelerde görülmüş olan bir tiyatro türü.

 

Jesuitic : Düzenbaz. Kurnaz. İsa vakfından olan. İkiyüzlü. Aldatıcı. Cizvitler'e ait ya da ilgili olan (roma katolik tarikatı).

Jesuitry : Safsata. Cizvitlik.

Jesuit : Cizvit. Entrikacı. Düzenbaz.

Jesuitries : Safsata.

İngilizce Jesus Türkçe anlamı, Jesus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jesus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lamb of god : Hz. isa.

The nazarene : Nasıra şehrinin yerlisi. Nasıralı. Nasrani. The nazarene: hazreti isa. İlk hıristiyanlık devirlerinde bir yahudi hıristiyan mezhebi üyesi. Hıristiyan.

Saviours : Cankurtaran. Kurtarıcı.

Mahdi : Kurtarıcı. Mehdilik. (islam) mesih. Mehdi. Kurtarıcı kişi.

Deliverer : Kurye. Kargo görevlisi. Sağlayan. Kurtarıcı kişi. Teslim eden kimse. Kurtarıcı. Kargocu. Teslim eden. Dağıtıcı. Dağıtım yapan kişi.

The crucified : Hz. isa. Çarmıha gerilen.

Redeemers : Kurtarıcı. Kurtarıcı kimse.

Saviour : Cankurtaran. Kurtarıcı.

The lamb of god : Hz. isa.

Jesus synonyms : good shepherd, jesus of nazareth, jc, christs, messiah, messianic, our lord, the savior, jesus christ, lord jesus, the master, saviors, the redeemer, the messiah, christ, the lord, the lords, redeemer, the son, lamb, messiahs, savior.

Jesus ingilizce tanımı, definition of Jesus

Jesus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The Savior. The personal name of Our Lord, in distinction from Christ, his official appellation. The name of the Son of God as announced by the angel to his parents.